Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > şaka etmek nedir, şaka etmek ne demek (şaka etmek nnd)

şaka etmek nedir, şaka etmek ne demek?

şaka etmek

  1. Bir kimseye şaka yollu takılmak.
  2. (en) Chaff.

şaka (nedir ne demek)

  1. Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, latife
    Örnek: İmamın şakasına ben de şaka ile mukabele ettim. R. N. Güntekin
  2. (en) Joke.
  3. (en) Monkeyshiness.
  4. (en) Pleasantry.
  5. (en) Jest.
  6. (en) Badinage.
  7. (en) Banter.
  8. (en) Chaff.
  9. (en) Drollery.
  10. (en) Game.
  11. (en) Hell.
  12. (en) Humor.
  13. (en) Humour.
  14. (en) Josh.
  15. (en) Lark.
  16. (en) Quiz.
  17. (en) Sport.
  18. (en) Waggery.
  19. (en) Waggishness.
  20. (en) Wisecrack.
  21. (en) Witticism.
  22. (en) Play.
  23. (en) Prank.
  24. (en) Skit.
  25. (en) Crack.
  26. (en) Giggle.
  27. (en) Hoax.
  28. (en) Jape.
  29. (en) Leg pull.
  30. (en) Persiflage.
  31. (en) Rib tickler.
  32. (en) Spoof.
  33. (en) Wheeze.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

yollu (nedir ne demek)

  1. Yolu herhangi bir nitelikte olan.
  2. Çizgili
    Örnek: Sandığın altında, mor yollu beyaz bir iplik çul seriliydi. O. Kemal
  3. Hızlı giden (taşıt).
  4. Kuralına uygun.
  5. Herhangi bir nitelikte, biçimde
    Örnek: İlk teklifimde direnir yollu konuşmaya başladım. F. R. Atay
  6. Kolayca elde edilen kadın.
  7. (en) Having roads.
  8. (en) Striped.
  9. (en) Stripy.
  10. (en) Barred.
  11. (en) Loose.
  12. (en) Slut.
  13. (en) Slag.
  14. (en) High speed.
  15. (en) Streaky.
  16. (en) Striated.

takılmak (nedir ne demek)

  1. Takma işi yapılmak
    Örnek: Kendisine bu ad takılmış, takıldığı gibi de kalmıştır. M. Ş. Esendal
  2. Denge bozulacak bir biçimde bir yere dokunup aksaklık ortaya çıkmak
    Örnek: Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı. O. C. Kaygılı
  3. Bir yerde bir süre kalmak
    Örnek: İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu. H. Taner
  4. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak
    Örnek: Bu soru kafasına takıldıkça gülüşü mide spazmı geçirir gibi oluyordu. T. Buğra
  5. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak
    Örnek: İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır. H. Taner
  6. Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek.
  7. Sataşmak, söz atmak.
  8. Rolünü şaşırmak, duraksamak, unutmak.
  9. (en) Pull smb.'s leg.
  10. (en) Consort.
  11. (en) Dabble.
  12. (en) Jest.
  13. (en) Joke.
  14. (en) Lodge.
  15. (en) Trip.
  16. (en) To be fastened to.
  17. (en) To be attached to.
  18. (en) To be affixed to.
  19. (en) To be put on.
  20. (en) To be pinned to.
  21. (en) To be hung on.
  22. (en) To kid plat.
  23. (en) Seize, seize up.
  24. (en) Be attached.
  25. (en) Be affixed.
  26. (en) Catch.
  27. (en) Hook.
  28. (en) Hang out.
  29. (en) Stick.
  30. (en) Stick around.
  31. (en) Chip.
  32. (en) Tease.
  33. (en) Banter.
  34. (en) Chaff.
  35. (en) Haunt.
  36. (en) İmpose oneself on.
  37. (en) Jam in.
  38. (en) Jolly.
  39. (en) Josh.
  40. (en) Lark.
  41. (en) Lark about.
  42. (en) Lark around.
  43. (en) Lock.
  44. (en) Lock on.
  45. (en) Rally.
  46. (en) Snag.
  47. (en) Sport.
  48. (en) To be tangled up.
  49. (en) To attach oneself to a person.
  50. (en) To annoy with ridicule.
  51. (en) To deride.
  52. (en) To be attached.
  53. (en) To be fastened.
  54. (en) To get caught.
  55. (en) To catch.
  56. (en) To banter.
  57. (en) To chaff.
  58. (en) To josh.
  59. (en) To tease.
  60. (en) To jest.
  61. (en) To joke.
  62. (en) To kid.
  63. (en) To hang out.
  64. (en) To frequent.
  65. (en) To haunt.
  66. (en) To go round with sb.
  67. (en) To go about with sb.
  68. (en) To hobnob.
  69. (en) To consort.
  70. (en) To dabble.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.021