şahit ne demek?

  1. Tanık

    Kendisine uzun uzun anlattığım hikâyemin şahidi yoktu.

    R. H. Karay
  2. Bk. tanık
  3. (en)Witness.
  4. (en)Evidence.
  5. (en)Attester.
  6. (en)Eyewitness.
  7. (en)Eyewitness tanık.
  8. (en)Attestor.
  9. (en)Attestant.
  10. (en)Authority.
  11. (en)Instrument of evidence.

tanık

  1. Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit
  2. Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit.
  3. Bir olaya ilişkin bilgilerini yetkili görevliye bildiren yansız kişi.
  4. Şahit.
  5. Tanınan.
  6. Erek.
  7. Heykel.
  8. (en)Evidence.
  9. (en)Attester.
  10. (en)Deponent.

tanık

  1. Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit
  2. Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit.
  3. Bir olaya ilişkin bilgilerini yetkili görevliye bildiren yansız kişi.
  4. Şahit.
  5. Tanınan.
  6. Erek.
  7. Heykel.
  8. (en)Evidence.
  9. (en)Attester.
  10. (en)Deponent.

şahit olmak

  1. Tanık olmak
  2. (en)To witness.

şahit tepe

  1. Bk. tanıktepe

Türetilmiş Kelimeler (bis)

şahit olmakşahit tepeşahitleri tekrar dinlemekşahitlerin tekrar dinlenmesişahitlişahitliğe çağırmakşahitlikşahitlik etmekşahitlik yapmakşahitsizşahişahidşahidi dinlemekşahiduddinşahidüddin
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın