Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > şırınga yapmak nedir, şırınga yapmak ne demek (şırınga yapmak nnd)

şırınga yapmak nedir, şırınga yapmak ne demek?

şırınga yapmak

  1. Şırınga ile vücuda gerekli yerinden ilaç vermek.

şırınga (nedir ne demek)

  1. Havayı, sıvıları emmeye veya itmeye yarayan alet.
  2. Kaslar veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek için kullanılan bir tür pompa, araç, iğne, enjektör.
  3. Bir doku veya boşluğa basınçla sıvı doldurmaya yarayan alet.
  4. Vücuda sıvı vermede kullanılan araç, enjektör
  5. (en) Clyster.
  6. (en) Vaccinator.
  7. (en) Syringe.
  8. (en) İnjector.
  9. (en) Hypodermic.
  10. (en) Hypodermic syringe.
  11. (en) Hypodermic needle.
  12. (en) Hypo.
  13. (en) İnjection syringe.
  14. (en) Shot.
  15. (en) Spike.
  16. (en) Squirt.

yapmak (nedir ne demek)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    Örnek: Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    Örnek: Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    Örnek: Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en) Father.
  10. (en) Put on.
  11. (en) Accomplish.
  12. (en) Acquit oneself.
  13. (en) Architect.
  14. (en) Build.
  15. (en) Carve out.
  16. (en) Contrive.
  17. (en) Create.
  18. (en) Engineer.
  19. (en) Establish.
  20. (en) Execute.
  21. (en) Fashion.
  22. (en) Fulfil.
  23. (en) Fulfill.
  24. (en) Go over.
  25. (en) Go through.
  26. (en) Have.
  27. (en) İmplement.
  28. (en) Land.
  29. (en) Make.
  30. (en) Perform.
  31. (en) Practice.
  32. (en) Practise.
  33. (en) Produce.
  34. (en) Profess.
  35. (en) Put thro.
  36. (en) Commit.
  37. (en) Construct.
  38. (en) Cost.
  39. (en) Deliver.
  40. (en) Discharge.
  41. (en) Draw.
  42. (en) Fabricate.
  43. (en) Fill.
  44. (en) Found.
  45. (en) Hold.
  46. (en) Manage.
  47. (en) Manufacture.
  48. (en) Perpetrate.
  49. (en) Redeem.
  50. (en) Transact.
  51. (en) To do.
  52. (en) To make.
  53. (en) To perform.
  54. (en) To fulfil.
  55. (en) To carry sth out.
  56. (en) To mend.
  57. (en) To repair.
  58. (en) To fix onarmak.
  59. (en) Tamir etmek.
  60. (en) To build.
  61. (en) To construct.
  62. (en) To erect.
  63. (en) To found inşa etmek.
  64. (en) To produce.
  65. (en) To manufacture.
  66. (en) To bring sth out üretmek.
  67. (en) To cause yol açmak.
  68. (en) To marry to evlendirmek.
  69. (en) To cost.
  70. (en) To do with.
  71. (en) To have.
  72. (en) To possess.
  73. (en) To cook.
  74. (en) To draw.
  75. (en) To deliver.
  76. (en) To fashion.
  77. (en) To create.
  78. (en) To prepare.
  79. (en) To buoy oneself with sth.
  80. (en) To do sth as one's regular work or occupation.
  81. (en) To carry out.
  82. (en) To affect.
  83. (en) To execute.
  84. (en) To fix sth.
  85. (en) To caus.

gerekli (nedir ne demek)

  1. Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip
    Örnek: Bize gerekli olan şey, adamakıllı bir harita, bir de kılavuz. H. E. Adıvar
  2. (en) İntegral.
  3. (en) Required.
  4. (en) Mandatory.
  5. (en) Positive.
  6. (en) Necessary.
  7. (en) Essential.
  8. (en) Wanted.
  9. (en) Requisite.
  10. (en) İmperative.
  11. (en) İndispensable.
  12. (en) Material.
  13. (en) Needful.
  14. (en) Obligatory.
  15. (en) Ought.
  16. (en) Needed.
  17. (en) Serviceable.

ilaç (nedir ne demek)

  1. Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için, türlü yollardan kullanılan madde, em, deva.
  2. Çare, önlem.
  3. Hastalıkları veya belirtilerini önlemek, iyi etmek veya hafifletmek amacıyla vücuda çeşitli yollardan tatbik edilen madde.
  4. Tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, hlk. mualecat, em, im.
  5. Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün.
  6. (en) Potion.
  7. (en) Application.
  8. (en) Chemical.
  9. (en) Medicine.
  10. (en) Ball.
  11. (en) Drug.
  12. (en) Remedy.
  13. (en) Cure.
  14. (en) Curative.
  15. (en) Medicament.
  16. (en) Physic.
  17. (en) Draught.
  18. (en) Formula.
  19. (en) Pharmaceuticals.
  20. (en) Relief.
  21. (en) Stuff.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.030