Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ısrar etmek nedir, ısrar etmek ne demek (ısrar etmek nnd)

ısrar etmek nedir, ısrar etmek ne demek?

ısrar etmek

  1. Bir konuda, bir düşüncede sürekli direnmek, ayak diremek.
  2. 1) bir konuda, bir düşüncede sürekli direnmek, ayak diremek: “Siz benim usule bakın diye ısrar ediyordu.” -Ç. Altan. 2) çok istemek.
  3. (en) Persist.
  4. (en) Urge.
  5. (en) To insist on.
  6. (en) To persist in.
  7. (en) To persevere.
  8. (en) Assert.
  9. (en) Continue.
  10. (en) Crowd.
  11. (en) Demand.
  12. (en) Goad.
  13. (en) İnsist.
  14. (en) Press.

ısrar (nedir ne demek)

  1. Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma
    Örnek: Fakat o, perde perde ısrarı artırıyor, ağlıyor, lalamın çıplak ayaklarını öpmeye kalkıyordu. R. N. Güntekin
  2. (en) İnsistence.
  3. (en) Persistence.
  4. (en) Pertinacity.
  5. (en) Claim.
  6. (en) Urgency.
  7. (en) Perseverance.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

konu (nedir ne demek)

  1. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu
    Örnek: Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım. Y. Z. Ortaç
  2. Üzerinde konuşulan şey, bahis
  3. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri.
  4. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm
  5. Bu yolda saptanmış olan nesne
  6. Öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu.
  7. Ele alınan, üzerindekonuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay.
  8. Herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri.
  9. (en) Object,.
  10. (en) Story, subject, action theme.
  11. (en) Object.
  12. (en) Question.
  13. (en) Scope.
  14. (en) Case.
  15. (en) Change of design.
  16. (en) Subject, subject matter.
  17. (en) Subject.
  18. (en) Matter.
  19. (en) Point.
  20. (en) İssue.
  21. (en) Theme.
  22. (en) Topic.
  23. (en) Affair.
  24. (en) Argument.
  25. (en) Business.
  26. (en) Head.
  27. (en) Heading.
  28. (en) Shebang.
  29. (en) Subject matter.
  30. (en) Text.
  31. (en) Thing.
  32. (en) Purview.
  33. (al) 1-2. Objekt, Aufnahmeobjekt, 3. Sujet, Filmsujet, Inhaltsangabe, Stoff
  34. (fr) 1-2. objet, 3. sujet, récit
  35. (fr) Argument

düşünce (nedir ne demek)

  1. Düşünme sonucu varılan, düşünmenin ürünü olan görüş, mütalaa, fikir, mülahaza, ide
    Örnek: Anlaşmazlıklarda aracılığına, zor durumlarda düşüncesine başvurulur. T. Buğra
  2. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
  3. Niyet, tasarı.
  4. Tasa, kaygı, sıkıntı.
  5. İlke, yönetici sav.
  6. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey.
  7. Bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol.
  8. Üşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.
  9. (en) Thinking.
  10. (en) Argument.
  11. (en) Communion.
  12. (en) Conception.
  13. (en) Estimate.
  14. (en) Estimation.
  15. (en) Reflection.
  16. (en) Anxiety.
  17. (en) Worry.
  18. (en) Estimate proselyte.
  19. (en) İdea, thought, consideration.
  20. (en) Reasoning.
  21. (en) Sentiments.
  22. (en) Thought.
  23. (en) Belief.
  24. (en) İdea.
  25. (en) Opinion.
  26. (en) Mind.
  27. (en) Consideration.
  28. (en) Judgement.
  29. (en) Apprehension.
  30. (en) Attitude.
  31. (en) Cogitation.
  32. (en) Conceit.
  33. (en) Counsel.
  34. (en) Fancy.
  35. (en) Remark.
  36. (en) Say-So.
  37. (en) Sense.
  38. (en) Voice.
  39. (en) İdeo-.
  40. (en) Judgment.
  41. (en) Observation.
  42. (en) Sentiment.
  43. (en) Sight.
  44. (en) View.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010