Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ıslah etmek nedir, ıslah etmek ne demek (ıslah etmek nnd)

ıslah etmek nedir, ıslah etmek ne demek?

ıslah etmek

  1. İyi bir duruma getirmek, iyileştirmek, düzeltmek; eğitmek, yola getirmek.
  2. (en) İmprove, reform, grade up, reclaim, bowdlerize, chasten.

ıslah (nedir ne demek)

  1. Düzeltme, iyileştirme.
  2. Bir hayvan veya bitki türünden daha iyi verim alabilmek amacıyla yapılan işlem.
  3. Bk. verimleme
  4. (en) Correctional.
  5. (en) İmprovement.
  6. (en) Melioration.
  7. (en) Reclamation.
  8. (en) Reform.
  9. (en) Amelioration.
  10. (en) Amendment.
  11. (en) Betterment.
  12. (en) Correction.
  13. (en) İmprovement of a genetic strain by selection.
  14. (en) Restitution.
  15. (en) Revision.
  16. (en) Revise.
  17. (en) Rehabilitation.
  18. (en) Refinement.
  19. (en) Reforming.
  20. (en) Modification.
  21. (en) Elimination.
  22. (en) Training.
  23. (en) Perfection.
  24. (en) Repair.
  25. (en) Reparation.
  26. (en) Renovation.

verimleme (nedir ne demek)

  1. Bir aracın yetenek, yeterlik ve gücünü, ilk andaki verimlilik niceliğini arttırma ya da doğal yaşam süresini uzatma. Kullanılma biçimini, kendisine özgü hizmetin niteliğini değiştirme amacıyla asıl yapısında ve tümünde değişiklikler yapma.
  2. (en) Rectification, improvment.
  3. (fr) Rectification, amélioration

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

iyi (nedir ne demek)

  1. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
    Örnek: Bir aralık iyi fal bildiğimi haremde duyurdum. F. R. Atay
  2. Bol, yararlı, kazançlı.
  3. Çok.
  4. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.
  5. Esen, sağlıklı.
  6. Yerinde, uygun.
  7. Yeterli, yetecek miktarda olan
    Örnek: Annemin simasını şimdi iyi hatırlayamıyorum. Y. K. Beyatlı
  8. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.
  9. Somut kişi ya da edim değeri. // İyi, değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar. Buna karşılık kötü, aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir. Ayrıca: "Yararlı olaniyidir." (yararcılık) ya da "Haz vereniyidir." (hazcılık) görüşleri.
  10. (Geniş anlamında) a. İşe yarar, ereğine, özüne uygun, doğru yapılmış; doğasına uygun. b. İstenmeğe değer olan. c. Değere yönelmiş, değere ilişkin, değerle belirlenmiş, değerli.
  11. Ahlâkın ve ahlâk felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlâkça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlâk felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı'nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant'ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlâk yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği.
  12. (en) Good.
  13. (en) Bonny.
  14. (en) Goodish.
  15. (en) Likely.
  16. (en) Nice.
  17. (en) Plentiful.
  18. (en) Abundant.
  19. (en) İn good health.
  20. (en) Fine.
  21. (en) Fair.
  22. (en) Well.
  23. (en) All right.
  24. (en) Alright.
  25. (en) Great.
  26. (en) Okay.
  27. (en) Sound.
  28. (en) Agreeable.
  29. (en) Comfortable.
  30. (en) Decent.
  31. (en) Well enough.
  32. (en) Gratifying.
  33. (en) Happy.
  34. (en) Just.
  35. (en) Kind.
  36. (en) Decently.
  37. (en) Passable.
  38. (en) Pretty.
  39. (en) Right.
  40. (en) Salubrious.
  41. (en) Suitable.
  42. (en) All right!.
  43. (fr) Bien
  44. (la) Bonus

iy (nedir ne demek)

  1. [iğdemir -2]: Su değirmenlerinde üst taşı döndüren demir. (Köprü *Şarkikaraağaç -Isparta) [iğdemir -2] : (Kandilli *Bozüyük -Bilecik)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013