|
ışınetkin bozunma dizisi
-
Çekirdekleri en ağır öğeden başlayarak art arda oluşup bozunan ve bu değişim süreci kurşun öğesinde tamamlanan ışınetkin öğelerin dizisi.
-
Işınetkinliği olan, radyoaktif.
-
Çekinlerinin kendiliğinden ayrışmasıyla x, ß ya da y ışınları salma özelliğinde olan.
-
Radioactive
-
Radioactif
-
Bir özdeğin daha yalın kimyasal özdeklere ayrılması.
-
Decomposition
-
Décom-Position
-
Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra.
-
Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri
Örnek:
İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz. A. Ş. Hisar
-
Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra.
-
Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma.
-
Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.
-
Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı.
-
Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
-
Film.
-
Dizi film.
-
Oturma yeridizisi.
-
1. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. TV
-
Birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri
-
Konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi.
-
Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün.
-
1. series, 2-3. serial
-
Batch. battery. course. line. range. rank. row. sequence. series. string. succession. tier. serial. paradigm. scale. progression. file.
-
Array.
-
Series. file. range. rank. row. series. string. line. scale. progression. train. linkage. configuration. tier. bank. gear. layer. queue. form. formation. lineup. catena. tail. strand. skein. ordinal. course. alignment. strung.
-
Row
-
Series
-
1. Serie, Filmserie, 2. Reihe, Fortsetzungsreihe, Fortsetzungserie, 3. Sendefolge, Sendereihe, Fernsehserie
-
1-2. série, 3. feuilleton (télévisé)
-
Rang
-
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum.
-
Yenmek için satılan kabak veya ayçiçeği tohumu
Örnek:
Şimdi bir sinemada kabak çekirdeği yiyorlar. S. F. Abasıyanık
-
Ağaçlarda soyulmayan bölüm.
-
Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik.
-
Atom çekirdeği.
-
Bir şeyin temelini oluşturan, öz, nüve.
-
Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü.
-
Ökaryot hücrelerde bir veya daha fazla sayıda bulunan kalıtım materyali olan DNA ile çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan çift zarla çevrelenerek sitoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli, nükleus.İng.: nucleus Biyo
-
Seed. pit. kernel. stone. nucleus. core. core memory. cystoblast. hard core. hard pan.
-
Bean. core. kernel. nucleus.
-
Kernel. nucleus. core. seed. pip. stone (fruit. nuclear. grain. kern. cob.
-
Stone
-
Nucleus
-
Kern
-
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı.
-
Değeri çok olan, gösterişli
-
Çapı, boyutları büyük.
-
Çetin, güç
Örnek:
Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu. F. F. Tülbentçi
-
Tehlikeli, korkulu, vahim.
-
Sıkıntı veren, bunaltıcı.
-
Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı
-
Ağırbaşlı, ciddi
-
Heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome.
-
Heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome. deliberate. desperate. drudge. drudgery. grave. grievous. hulking. nasty. onerous. ponderous. rich. slack. sluggish. stodgy. strenuous. tardy. torpid. unwieldy.
-
Heavy. weighty. ponderous. not quick. slow. serious. grave. severe. reserved. hard. dull. earnest. too rich. difficult to digest. cumbersome. deep. dense. dilatory. easy. flat footed. high. hulking. inert. languid. lazy. massive. oppressive.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|