Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ışın nedir, ışın ne demek (ışın nnd)

ışın nedir, ışın ne demek?

ışın

  1. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua.
  2. Işınetkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri.
  3. Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri.
  4. Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi.
  5. Bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri.
  6. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti.
  7. Bk. dizi
  8. (en) Ray.
  9. (en) Gleam.
  10. (en) Beam.
  11. (en) Shaft.
  12. (en) Streak.
  13. (en) Radiation.
  14. (al) Strahl
  15. (fr) Rayon

dizi (nedir ne demek)

  1. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra.
  2. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri
    Örnek: İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz. A. Ş. Hisar
  3. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra.
  4. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma.
  5. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.
  6. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı.
  7. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
  8. Film.
  9. Dizi film.
  10. Oturma yeridizisi.
  11. Adenin(A), Adenin(A), Adenin(A), Guanin(G), Sitozin(C) ve Timin(T) nükleotid bazlarının belirli bir düzene göre dizilmesi sonucu oluşan polinükleotid zinciri, sekans.
  12. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. TV
  13. Birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri
  14. Konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi.
  15. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün.
  16. (en) Series, 2-.
  17. (en) Batch.
  18. (en) Train.
  19. (en) Linkage.
  20. (en) Configuration.
  21. (en) Row.
  22. (en) Array.
  23. (en) Battery.
  24. (en) Course.
  25. (en) Line.
  26. (en) Range.
  27. (en) Rank.
  28. (en) Sequence.
  29. (en) Series.
  30. (en) String.
  31. (en) Succession.
  32. (en) Tier.
  33. (en) Serial.
  34. (en) Paradigm.
  35. (en) Scale.
  36. (en) Progression.
  37. (en) File.
  38. (en) Bank.
  39. (en) Gear.
  40. (en) Layer.
  41. (en) Queue.
  42. (en) Form.
  43. (en) Formation.
  44. (en) Lineup.
  45. (en) Catena.
  46. (en) Tail.
  47. (en) Strand.
  48. (en) Skein.
  49. (en) Ordinal.
  50. (en) Alignment.
  51. (en) Strung.
  52. (al) Serie, Filmserie,
  53. (al) Reihe, Fortsetzungsreihe, Fortsetzungserie,
  54. (al) Sendefolge, Sendereihe, Fernsehserie
  55. (fr) 1-2. série, 3. feuilleton (télévisé)
  56. (fr) Rang

ışık (nedir ne demek)

  1. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
    Örnek: Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. H. E. Adıvar
  2. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
  3. Elektrik.
  4. Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
  5. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
    Örnek: Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu. P. Safa
  6. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
    Örnek: Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. N. Cumalı
  7. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
  8. Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
  9. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
  10. Aydınlık, ziya.
  11. Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
  12. Mec. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
  13. (en) Beam.
  14. (en) Light (luminous energy.
  15. (en) Light.
  16. (en) Gleam.
  17. (en) Lights!.
  18. (en) Lamp.
  19. (en) Luminary.
  20. (en) Photo-.
  21. (en) Any source of light.
  22. (en) Bathe.
  23. (en) Doppler effect.
  24. (al) Licht
  25. (fr) Lumière
  26. (fr) Lumière!

giden (nedir ne demek)

  1. (en) Going, outgoing, destined for.
  2. (en) Outgoing.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009