|
ışıl boru
-
Işın duygun bir özdek yüzeyine düşen akımmıknatıssal dalgalar etkisiyle eksicik salan; içinde en az iki üşek bulunan havası alınmış kapalı boru.
-
Işın duygun bir özdek yüzeyine düşen akımmıknatıssal dalgalar etkisiyle eksicik salan; içinde en az iki üşek bulunan havası alınmış kapalı boru.
-
Phototube
-
Photoröhre
-
Phototube
-
Işıklı.
-
Işıldayan, parlayan.
-
Ateş.
-
Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir
Örnek:
Soba borusu kazanın içinden geçerdi. N. Cumalı
-
Borazan
-
Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. Temel parçacıkları algılayan Geigerborulanndan televizyon görüntüborusuna ve eksicikborularına değin değişik kullanım yerleri vardır.
-
Pipe. tube. trumpet. horn. clarion. conduit. drain. duct. trump.
-
Bore. clarion. duct. flue. horn. pipe. trumpet. tube. tubing. bugle.
-
Conduit. horn. pipe. trumpet. tube. bugle. cane. spout. orifice. flue. duct. beak. cornet. nose. nozzle. penstock. blare. funnel. trump.
-
Tube
-
Röhre
-
Tube, lampe
-
İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak.
-
Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B).
-
1. T. İşlenmemiş, ekilmemiş toprak. 2. Fr. Doğada bor asidi veya boratlar durumunda bulunan bir element.
-
Çelikleri sertleştirmede kullanılan, kahverengi, amorf toz ya da sarı kristal element. A. A. 10.82, A. S. 5, Ö. A. 2. 3, E. S. 2300°C.
-
Boron.
-
U S Bureau of Reclamation.
-
Bureau of Reclamation. nIII: frontier, border, boundary.
-
Sap'S Business Object Repository that contains the definitions of R/3 Business Objects and their associated BAPIs.
-
The first god, he was licked out of pure ice by Audhumla ' The Great Nurse' He later married one of the frost giant's daughters see 'Creation'.
-
Boric , boron.
-
Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua.
-
Işınetkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri.
-
Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri.
-
1- Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi. 2- Bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri.
-
Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti.
-
Gleam. beam. ray. bar. shaft. streak.
-
Beam. ray. shaft.
-
Beam. ray. gleam. radiation.
-
Ray
-
Strahl
-
Rayon
-
Duygulu, duyar, hassas
Örnek:
Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı, belki başka şeyler de öğrenecekti. M. Ş. Esendal
-
Duygulu, hassas.
-
[Duygu] [duygu] n. feeling, emotion, feel, sense, sensation, chord, sentiment
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|