|
üzerine atmak
-
Bir suçu birine yüklemek.
-
Lay smth. at one's door
-
Üstüne.
-
Hakkında.
-
...-Den dolayı.
-
...-Den sonra.
-
Over. above. onto. upon.
-
About. on. onto. over. upon.
-
Onto. upon.
-
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak.
-
Bir şeyi yere doğru bırakmak.
-
Bir kimsenin ilişiğini kesmek.
-
Koymak
Örnek:
Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz. B. Felek
-
Rastgele bir kenara koymak.
-
Uzatmak.
-
Bir yerden başka bir yere taşımak.
-
Sille, tokat vurmak.
-
Draw the longbow. throw. throw away. throw into. eject. give a kick. tell lies. cashier. cast. cast away. cast off. catapult. chuck. chuck away. chuck out. dart. dash. deliver. discharge. doff. drop. elbow out. elbow smb. out. eliminate. fabricate. f.
-
Axe. bung. cast. chuck. cut. dart. discard. discharge. eliminate. expel. impute. project. reject. remove. scrap. shed. shoot. shy. sling. throw. toss.
-
Discard.
-
Scut ch
-
Blow, blow out
-
Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış.
-
Yasalara aykırı davranış, cürüm
Örnek:
Casusluk suçundan yakalanıp müebbet hapse mahkûm olmadın mı? R. H. Karay
-
Yasaca cezası gösterilen eylem.
-
Fault. offence. offense. guilt. crime. sin. wrong. blame. caper. criminality. culpability. delict. delinquency. error. felony. irregularity. job. misdeed. misdemeanor. misdemeanour. rap. transgression.
-
Blame. crime. fault. offence. sin. wrongdoing.
-
Crime. guilt. offence. offense. criminal offence. abuse. caper. crimen. criminality. debt. delict. fault. infraction. misdeed. misdoing. criminal offense. public offence. sin. tortious act. transgression. trespass.
-
Crime, public wrong, offence
-
İnfraction pénale
-
Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
Örnek:
Vapur sabaha kadar mal yüklüyor. M. Ş. Esendal
-
Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak.
-
Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak.
-
Bir suçu birinin üstüne atmak
Örnek:
Ne yapalım, elimizden geleni yaptık ama olmadı der, kabahati kör talihe yükler geçersin. R. N. Güntekin
-
Bir cisme elektrik gücü vermek.
-
Lay smth. at one's door. ascribe. burden. charge. embark. encumber. fasten. fasten on. father. foist. freight. hand over. heap. impose. impute. inflict. lade. lay. lay on. load. offload. overlay. pitch. plant. put. put down. saddle. shift. stack. sto.
-
Burden. embark. impose. inflict. lay. load. put. saddle. shift. to load. to weight sb down. to burden. to place a load on. to throw the blame on. to impute. to attribute. to lay to the charge of.
-
Download. install.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|