Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > üzerine çift nokta koymak nedir, üzerine çift nokta koymak ne demek (üzerine çift nokta koymak nnd)

üzerine çift nokta koymak nedir, üzerine çift nokta koymak ne demek?

üzerine çift nokta koymak

  1. (en) Umlaut.

üzerine (nedir ne demek)

  1. Üstüne.
  2. Hakkında.
  3. ...-den dolayı.
  4. ...-den sonra.
  5. (en) Over.
  6. (en) Above.
  7. (en) Onto.
  8. (en) Upon.
  9. (en) About.

çift (nedir ne demek)

  1. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).
  2. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş
    Örnek: Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay
  3. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.
  4. Küçük maşa veya cımbız.
  5. Osmanlılarda en az birçiftlik genişliğindeki toprağı ekip biçen köylüden yılda bir kez alınan bir toprak vergisi.
  6. (en) Even.
  7. (en) Dual.
  8. (en) Double.
  9. (en) Duplicate.
  10. (en) Binary.
  11. (en) Twin.
  12. (en) Duple.
  13. (en) Conjugate.
  14. (en) Dyad.
  15. (en) Geminate.
  16. (en) Couple.
  17. (en) Pair.
  18. (en) Brace.
  19. (en) Yoke.
  20. (en) Duet.
  21. (en) Amphi-.
  22. (en) Ambi-.
  23. (en) Dipl-.
  24. (en) Diplo.
  25. (en) Even number.
  26. (en) Multiple.
  27. (en) Twofold.
  28. (en) Doublet.
  29. (en) Plowland.
  30. (en) Tandem.
  31. (en) Dublex.
  32. (en) Coupled.
  33. (en) Doubly.
  34. (en) Twain.
  35. (en) Twosome.

nokta (nedir ne demek)

  1. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.
  2. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
  3. Yer
    Örnek: Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. A. Haşim
  4. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm
    Örnek: Genç adam, o noktada alaka uyandırıcı bir şey keşfetmiş gibiydi. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Nöbetçi bulunan yer.
  6. Nöbetçi, gözcü, bekçi
    Örnek: O yokuşun başındaki küçücük karakolun her gece çıkardığı noktayı unutuyorsunuz. Ö. Seyfettin
  7. Sınır, derece, radde.
  8. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).
  9. Uzambilgisinde tanımsız öğelerden biri.
  10. Belirli bir uzayın koyutlarını gerçekleyen öğelerden her biri.
  11. Papil hatları arasında diğer papillerden bağımsız olarak bulunan nokta şeklindeki parmak izi karakteristiği.
  12. Yeri olan fakat büyüklüğü olamayan bir şey.
  13. Bk. dönem
  14. (en) Pinpoint.
  15. (en) Point.
  16. (en) Spot.
  17. (en) Speck.
  18. (en) Full stop.
  19. (en) Stop.
  20. (en) Full point.
  21. (en) Post.
  22. (en) Fleck.
  23. (en) Macula.
  24. (en) Particular.
  25. (en) Period.
  26. (en) Speckle.
  27. (en) Tittle.
  28. (en) Respect.
  29. (en) Vertex.
  30. (en) Place.
  31. (en) Subject.
  32. (en) Military post.
  33. (en) Police post.
  34. (en) İsolated sentry.
  35. (en) İtem.
  36. (en) Pause.
  37. (en) Pitch.
  38. (en) Taint.
  39. (fr) Point
  40. (la) Punctum

dönem (nedir ne demek)

  1. Belli özellikleri olan zaman parçası, devre, devir, periyot
    Örnek: Otuz yedi yaş bana bitmez tükenmez bir dönem gibi geldi. H. E. Adıvar
  2. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre.
  3. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki zaman süresi, devre.
  4. Yarıyıl.
  5. Dönme işi.
  6. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları.
  7. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi.
  8. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi).
  9. Devir.
  10. (en) Period.
  11. (en) Season.
  12. (en) Period of time.
  13. (en) Period, run.
  14. (en) Term.
  15. (en) Semester.
  16. (en) Session.
  17. (en) Circle.
  18. (en) Date.
  19. (en) Epoch.
  20. (en) Spell.
  21. (en) School term.
  22. (en) Cycle.
  23. (en) Phase.
  24. (en) Time period.
  25. (al) Periode
  26. (fr) Période

koymak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
    Örnek: Öteki elini doktorun omzuna koydu. S. F. Abasıyanık
  2. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.
  3. Bırakmak.
  4. Katmak, eklemek
  5. İmza, tarih, adres yazmak.
  6. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak
  7. Etkilemek, dokunmak.
  8. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
  9. Adamdan saymak, varlığını kabul etmek: “Anasını durmadan nefes aldırmadan azarlıyor, babasını adam yerine koymuyor, ağzını açarken susturuyordu.” -R. H. Karay. “Adam hesabına koyup bir hatır sormaz, bir çift lakırtı etmezler.” -M. Ş. Esendal.
  10. (en) Place.
  11. (en) Plant.
  12. (en) Position.
  13. (en) Rest.
  14. (en) Stick.
  15. (en) Closure.
  16. (en) Dot smb.
  17. (en) Lay down.
  18. (en) Lay on.
  19. (en) Park.
  20. (en) Put down.
  21. (en) Set down.
  22. (en) Sting.
  23. (en) Apply.
  24. (en) Deposit.
  25. (en) Post.
  26. (en) Wrap.
  27. (en) To put.
  28. (en) To place.
  29. (en) To set.
  30. (en) To lay.
  31. (en) To pour.
  32. (en) To impose.
  33. (en) To affect.
  34. (en) To sadden.
  35. (en) To move.
  36. (en) To let go.
  37. (en) To upset.
  38. (en) To bother.
  39. (en) To appropriate.
  40. (en) To set aside.

umlaut   US UK (nedir ne demek)

  1. Üzerine çift nokta koymak (harf)
  2. Bazı kelimelerin kip yapımında görülen ünlü değişikliği
  3. Bilhassa Almancada üzeri çift noktalı a veya ö veya ü harfi veya bunların temsil ettiği ses
  4. Bu harflerin üstune konulan çift nokta
  5. Kelimenin sesli harfini değiştirmek
  6. A veya o veya u üstüne çift nokta koymak.

üstüne (nedir ne demek)

  1. İlişkin, üzerine, dair
    Örnek: Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu. S. F. Abasıyanık
  2. Hesabına
    Örnek: Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor. M. Ş. Esendal
  3. ...-e göre, uygun olarak
  4. ...-den sonra
    Örnek: Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu. H. Taner
  5. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz
    Örnek: Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda... S. F. Abasıyanık
  6. (en) Atop of.
  7. (en) Onto.
  8. (en) Nothing like.
  9. (en) Atop.
  10. (en) Upon.
  11. (en) Over.
  12. (en) About.
  13. (en) Above.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.030