|
ütüsü üzerinde
-
Yeni ütülenmiş
Örnek:
Bu patırtısız semtte loş odamızda girip ütüsü üzerinde serin çarşaflara serilerek yatmak. R. H. Karay
-
Genellikle giysilerin buruşukluklarını gidermek için bunların üzerinden geçirilen kızgın demir araç.
-
Bu araçla yapılan iş
Örnek:
Garsonların yamalı bez ceketleri etüv ve ütü kokuyor. F. R. Atay
-
Flatiron. iron.
-
İron.
-
Flat- iron. press.
-
Üstünde
Örnek:
Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
-
... ile ilgili, üzerine
-
Super-. above. on. over. upon.
-
On. upon.
-
Over. upon.
-
Kullanılmamış olan, eski karşıtı.
-
Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
-
En son edinilen.
-
İşe henüz başlamış.
-
O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan.
-
Tanınmayan, bilinmeyen.
-
Daha öncekilerden farklı olan.
-
Biraz önce, çok zaman geçmeden
Örnek:
Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı. Ç. Altan
-
Fresh. green. hot. incoming. ingoing. maiden. neoteric. new. newly. novel. recent. renewed. smart. young. freshly. only just. recently. novice. kaino-. neo-.
-
Clean. crisp. fresh. further. incoming. late. new. newfangled. newly. novel. recent. young. latest. recently. just. raw. inexperienced.
-
New. fresh. latter day. modern. modernistic. neoteric. neotric. newly. novel. novitious. original. raw. recent. warm. young.
-
Giysi kolu
Örnek:
Yalnız ellerini yıkadı, kuruladı, yenlerini indirdi. Ö. Seyfettin
-
Yılanyastığıgiller, muzgiller vb. bitki familyalarında, çiçeklerin üzerinde bir örtü gibi duran ve çoğu renkli olan bir çiçek yaprağı.
-
Japon para birimi.
-
Sleeve. wristband. yen.
-
Cuff. sleeve. yen.
-
The unit of value and account in Japan.
-
Since Japan's adoption of the gold standard, in 1897, the value of the yen has been about 50 cents.
-
The yen is equal to 100 sen. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen.
-
Yen. cuff of a shirt / jacket / coat. sleeve. wristband.
-
The Japanese unit of currency. a yearning for something or to do something. the basic unit of money in Japan; equal to 100 sen. have a desire for something or someone who is not present; 'She ached for a cigarette'; 'I am pining for my lover'.
-
Yen.
-
Dili
-
Yen, arzu, özlem
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|