Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ülke açmak nedir, ülke açmak ne demek, ülke açmanın anlamı, ingilizcesi (ülke açmak nnd)

ülke açmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ülke açmak

  1. Bir ülkeyi savaşarak almak, fethetmek.
  2. (en) Ein Land erobern

ülke (nedir ne demek)

  1. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket
  2. Devlet
    Örnek: Vicdan hürriyetine riayet eden tek ülke Osmanlı İmparatorluğu idi. F. R. Atay
  3. Herhangi bir özelliği yönünden düşünülen bölge
    Örnek: Dünyanın gelişmiş, gelişmemiş ülkelerini tek tek geziyorum. H. Taner
  4. Bir devletin egemenliği altında bulunan bağımsız, uluslararası antlaşmalara dayalı sınırlarla çevrili, üzerinde dil, kültür ve ülkü bakımından birlik oluşturan bir ulusun yaşadığı toprakların tümü.
  5. (en) Country. domain. territory. land. realm. clime. soil.
  6. (en) Country. domain. land. realm.
  7. (en) Land-Country
  8. (fr) Pays

açmak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek
    Örnek: Kapıyı açan hizmetçi benim kadın olduğumu anlamadı. S. F. Abasıyanık
  2. Bir şeyin kapağını veya örtüsünü kaldırmak
    Örnek: Örtüyü açmaya mecburum. R. H. Karay
  3. Engeli kaldırmak.
  4. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak
    Örnek: Kadın hamalı dışarı çıkardı, sonra çantasını açıp birkaç lira çıkardı. M. Ş. Esendal
  5. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak.
  6. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak.
  7. Çevresini genişletmek.
  8. Birbirinden uzaklaştırmak.
  9. Almacı çalıştırmak için düğmeye basmak ya da düğmeyi çevirmek.
  10. (en) Switch on
  11. (en) Open. elaborate. open up. uncover. unclose. unwrap. clear away. clear. clear up. expand. open out. spread out. unfold. unfurl. untie. undo. unbind. unlock. turn on. switch on. ring up. disclose. sharpen. whet. bring up in conversation. bring up the s.
  12. (en) Bare. break. clear. confide. cut. dilate. expose. open. sink. spread. undo. unloosen. unwind.
  13. (en) Open. power on. turn on. switch on. to open. to uncover. to unfold. to spread. to shave off. to clear up. to inaugurate. to untie. to unravel. to solve. to make lighter. to disclose / to mention. to let know. to suit a person.
  14. (en) Offer
  15. (en) Lead
  16. (en) Uncurl
  17. (en) Unpin
  18. (en) Clear off
  19. (al) Einschalten, zuschalten
  20. (fr) Allumer

almak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
  3. Birlikte götürmek.
  4. Satın almak
    Örnek: Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. N. Cumalı
  5. Ele geçirmek, fethetmek
    Örnek: Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. Ö. Seyfettin
  6. İçine sığmak.
  7. Kabul etmek.
  8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
  9. Bk. çevirmek
  10. (en) Take. get. buy. receive. accept. take in. seize. capture. conquer. pick up. gain. put on. admit. assume. borrow. collect. come in. divest smb. of. draw. enter on. enter upon. enucleate. excise. extract. fetch. garner. have. help one.
  11. (en) Accept. assume. capture. claim. conquer. derive. draw. extract. get. have. hold. keep. obtain. receive. score. secure. take. trade. to take. to get. to receive. to buy. to take sb in marriage. to hold. to take along. to call for. to capture. to conquer. to catch. to take on. to hire. to employ. to move. to remove. to take away. to sweep. to clean. to dust. to sense. to smell. to.
  12. (en) Get. receive. to take. to get. to buy. to purchase. to capture. to conquer. to take along. to catch. to take on. to hire. to employ. to sweep. to clean. to sense. to receive. to marry a girl. to hold. to be able to contain. accept.
  13. (en) Take on
  14. (en) Occupy

fethetmek (nedir ne demek)

  1. Bir yeri veya ülkeyi savaşarak almak, ülke açmak
    Örnek: Mekânı fethetmek bir marifettir, fakat mekânla beraber zamanı da fethetmek yüz misli değerindedir. Y. K. Beyatlı
  2. Herkesin takdirini, övgüsünü kazanıp kendine hayran bırakmak
  3. (en) Conquer.
  4. (en) Conquer. reduce. to conquer.
  5. (en) To conquer. capture. reduce. subjugate. win.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük