Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ülfet etmek nedir, ülfet etmek ne demek (ülfet etmek nnd)

ülfet etmek nedir, ülfet etmek ne demek?

ülfet etmek

  1. Tanışmak, görüşüp konuşmak, sohbet etmek
    Örnek: Kendilerine bir kimse bulunamıyor ki, ülfet etsinler. E. E. Talu

ülfet (nedir ne demek)

  1. Alışma, kaynaşma.
  2. Tanışma, görüşme
    Örnek: Temiz ve metin bir insan olduğu ilk ülfetinden anlaşılırdı. Y. K. Beyatlı
  3. Dostluk, ahbaplık
    Örnek: Ülfet belalı şey fakat uzlet sıkıntılı / Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı. Y. K. Beyatlı
  4. (en) Familiarity, acquaintance, experience.
  5. (en) Dealings, relations, intercourse.
  6. (en) Friendship. –– etmek /la/.
  7. (en) To become familiar with, gain an experience of.
  8. (en) To have dealings with.
  9. (en) To be friends with.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

tanışmak (nedir ne demek)

  1. Birbirini tanır duruma gelmek
    Örnek: Bu sefer, bir sürü aktör ve tiyatroseverle tanıştı. S. F. Abasıyanık
  2. (en) To get acquainted with sb.
  3. (en) To be acquainted with each other.
  4. (en) Make acquainted with.
  5. (en) Meet.
  6. (en) Become acquainted with.
  7. (en) Make oneself acquainted with.
  8. (en) To know one another.
  9. (en) Pick up with sb.

konuşmak (nedir ne demek)

  1. Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak.
  2. Belli bir konudan söz etmek
    Örnek: Mehmet yedi yaşındayken anasıyla konuştuklarından fazla bir şey konuşmazdı. H. E. Adıvar
  3. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek
  4. Söylev vermek, konuşma yapmak.
  5. Konuşma dili olarak kullanmak.
  6. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak.
  7. İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek.
  8. Flört etmek.
  9. (en) Converse.
  10. (en) To chat.
  11. (en) To talk with each other.
  12. (en) To talk.
  13. (en) To speak.
  14. (en) To communicate.
  15. (en) To converse.
  16. (en) Confab.
  17. (en) Pipe up.
  18. (en) Speak to.
  19. (en) Have speech with.
  20. (en) Speak.
  21. (en) Talk.
  22. (en) Have a talk.
  23. (en) Have a talk with.
  24. (en) Bespeak.
  25. (en) Chin.
  26. (en) Confabulate.
  27. (en) Discourse.
  28. (en) Parley.
  29. (en) Reason.
  30. (en) Talk to smb.
  31. (en) To discuss.
  32. (en) To talk about.
  33. (en) To be on friendly terms with.
  34. (en) To be on speaking terms with.
  35. (en) To be eye-catching.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.019