Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > üç maymunu oynamak nedir, üç maymunu oynamak ne demek (üç maymunu oynamak nnd)

üç maymunu oynamak nedir, üç maymunu oynamak ne demek?

üç maymunu oynamak

  1. Gördüğü ve duyduğu bir olay hakkında görmemiş, duymamış ve söylememiş olduğunu belirtmek.

üç (nedir ne demek)

  1. İkiden sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 3, III rakamlarının adı.
  3. İkiden bir artık.
  4. (en) Three.

maymun (nedir ne demek)

  1. Dört ayaklı, iki ayağı üzerinde de yürüyebilen, ormanda toplu olarak yaşayan, kuyruklu hayvan.
  2. Taklitçi.
  3. Çirkin ve gülünç.
  4. (en) Jackanapes.
  5. (en) Apish.
  6. (en) Monkey.
  7. (en) Simian.

oynamak (nedir ne demek)

  1. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak
    Örnek: Çimenler üzerinde çocuklar oynuyor, kuzular otluyor. H. R. Gürpınar
  2. Herhangi bir tutku, ilgi vb. sebeple bir şeye kendini vermek
    Örnek: Babalar çocuklarının yanında rakı içer, kumar oynarsa, çocuklar da ayyaş ... olurlar. B. Felek
  3. Kımıldamak, hareket etmek.
  4. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak.
  5. Bir film, oyun vb.nde rol almak
    Örnek: Bütün rolleri, şahısların sesleri, tavırları, mimikleriyle tek başına oynamıştı. Y. Z. Ortaç
  6. Film gösterilmek.
  7. Tiyatro eseri sahneye konmak
    Örnek: Birisi dedi ki, bu iki perdelik bir oyun imiş, bitince ötekini oynayacaklarmış. M. Ş. Esendal
  8. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek
    Örnek: Birdenbire apartman kapısının oynadığını hissettim. P. Safa
  9. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi.
  10. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak.
  11. O yer ıssız olmak: “Şimdi koca çiftliğin yirmi odasında cinler top oynuyor.” -S. F. Abasıyanık.
  12. (en) Play, act.
  13. (en) Perform, portray, enact.
  14. (en) Shake a leg.
  15. (en) Mess smth.
  16. (en) About.
  17. (en) Play.
  18. (en) Move.
  19. (en) Dance.
  20. (en) Perform.
  21. (en) Play with.
  22. (en) Place one's bet.
  23. (en) Budge.
  24. (en) Frisk.
  25. (en) İnterpret.
  26. (en) Juggle.
  27. (en) Monkey.
  28. (en) Play around.
  29. (en) Play at.
  30. (en) Play on.
  31. (en) Play upon.
  32. (en) Playact.
  33. (en) Represent.
  34. (en) Work.
  35. (en) Frolic.
  36. (en) Sport.
  37. (en) Tamper.
  38. (en) Tinker.
  39. (en) To play.
  40. (en) To dance.
  41. (en) To frolic.
  42. (en) To romp.
  43. (en) To move.
  44. (en) To budge.
  45. (en) To fiddle with.
  46. (en) To toy with.
  47. (en) To tamper with.
  48. (en) To tinker.
  49. (en) To be on.
  50. (en) To perform.
  51. (en) To act.
  52. (en) To enact.
  53. (en) To portray.
  54. (en) To dally with sb/sth.
  55. (en) To risk.
  56. (en) To back.
  57. (en) Skip and jump about.
  58. (en) To vibrate.
  59. (en) To amuse oneself.
  60. (en) To fool around.
  61. (en) To gamble.
  62. (en) To frisk about.
  63. (en) To bulge.
  64. (en) To stir.
  65. (en) To become loose.
  66. (en) To have play in it.
  67. (en) To play (a game.
  68. (en) To perform (a play.
  69. (en) To play around with.
  70. (en) To trifle with.
  71. (en) To fluctuate.
  72. (en) To move back.
  73. (al) Spielen, darsteilen
  74. (fr) Jouer, interpréter
  75. (fr) Jouer

olay (nedir ne demek)

  1. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka
    Örnek: O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla. N. Cumalı
  2. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
  3. Yasal düzenlemelere göre konusu suç teşkil eden ve teşkil ettiği değerlendirilen eylemlerin ortaya çıkması.
  4. Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul.
  5. Deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne,
  6. Doğa olgusu.
  7. (en) İncident.
  8. (en) Affair.
  9. (en) Case.
  10. (en) Circumstance.
  11. (en) Event.
  12. (en) Happening.
  13. (en) Fact.
  14. (en) Business.
  15. (en) Thing.
  16. (en) Unusual event.
  17. (en) Action.
  18. (en) Palm leaves, prepared for being written upon with a style pointed with steel.
  19. (en) Phenomenon.
  20. (en) Episode.
  21. (en) Experience.
  22. (en) İnstance.
  23. (en) Occurrence.
  24. (en) Scene.
  25. (en) Appearance.
  26. (en) Batch.
  27. (en) Casus.
  28. (en) Hardy annual.

hakkında (nedir ne demek)

  1. İlgili olarak, üzerine
    Örnek: Kocasının sağlığı hakkında bilgi istiyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. (en) After.
  3. (en) İn the matter of.
  4. (en) Relating to.
  5. (en) About.
  6. (en) Concerning.
  7. (en) Regarding.
  8. (en) Respecting.
  9. (en) As regards.
  10. (en) Touching.
  11. (en) Over.
  12. (en) İn re.
  13. (en) Out of.
  14. (en) Round.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010