|
öznelcilik
-
Bütün bilgilerin özneye ilişkin ve değer yargılarının bireysel, öznel olduğunu ileri süren öğreti, subjektivizm.
-
1- Herkesin kendi usu ve kavrayışı ölçüsünde bilebileceğini ve nesneler üzerine olan bilgilerimizin bunların bize yaptıkları etkilerden öteye geçemeyeceğini ileri süren bilgi kuramı. 2- Yaşantının öznel öğelerine önem veren herhangi bir kurama verilen ad. 3- iyiyi, haz ve mutluluk gibi duygusal durumlarla açıklayan öğreti.
-
Subjectivism
-
Eksiksiz, tam
Örnek:
Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede. N. Cumalı
-
Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
Örnek:
Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Bozuk olmayan (para).
-
Parçalanmamış.
-
Birlik, tamlık
Örnek:
Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder. O. V. Kanık
-
Tümel niceleyicinin Türkçe'deki bir karşılığı.
-
Eksiksiz, tüm.
-
Whole. entire. complete. total. all. every. solid. undivided. gross. all-out. aggregate. clear. continuum. out-and-out. round. sheer. unbroken. utter. one and only. the whole. the total. entire. gross. totality. complement. holo-. omni-. pan-. all ov.
-
Aggregate. all. entire. entirety. grand. intact. total. whole.
-
Whole.
-
İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
Örnek:
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler... Anayasa
-
Related. concerning. regarding. respecting.
-
Regarding. relative. concerning. relating to.
-
Corresponding. relating to. concerning. regarding. about.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|