Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > özellikle belirtmek nedir, özellikle belirtmek ne demek, özellikle belirtmenin anlamı, ingilizcesi (özellikle belirtmek nnd)

özellikle belirtmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






özellikle belirtmek

  1. (en) Point to

özellikle (nedir ne demek)

  1. Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hususuyla, bahusus, mahsus
    Örnek: Eşiğinde bulunduğu delilik üzerine konuşmaktan özellikle zevk alırmış. H. Taner
  2. (en) Especially. specially. in particular. particularly. exclusively. above all. in especial. expressly. notedly. principally.
  3. (en) Especially. notably. particularly. peculiarly.
  4. (en) Especially. particularly. above all. accepted pairing. bosom. chiefly. consumerization. expressly. fat cat. intransigent. notably. peculiarly.

belirtmek (nedir ne demek)

  1. Açıklamak, tebarüz ettirmek
    Örnek: Üzüntülerini kırgınlıklarını dudak büküp susarak belirtir. N. Cumalı
  2. (en) Specify. point out. define. remark. represent. signify. deliver oneself. denote. embody. emit. enumerate. evidence. exude. feature. import. indicate. manifest. predicate. purport. show. sign. state. ventilate.
  3. (en) Assert. betray. couch. define. denote. designate. emphasize. enumerate. expound. express. frame. indicate. mark. predicate. register. remark. signify. state. stress. suggest. tinge. underline. to indicate. to state. to denote. to express. to remark. to frame. to signify. to designate. to mark.
  4. (en) Specify.

point to   US UK (nedir ne demek)

  1. Göstermek, işaret etmek, dikkat çekmek, özellikle belirtmek

point   US UK (nedir ne demek)

  1. İşaret etmek, göstermek
  2. Yöneltmek
  3. Hedefe nişan almak
  4. Duvar taşları arasını çimento ve harç ile doldurmak
  5. Ucunu sivriltmek
  6. Hareketsiz durup avın yerini göstermek(av köpeği),ferma etmek.point at parmakla işaret etmek
  7. Tüfeğin namlusunu hedefe çevirmek.point a gun tüfekle nişan almak
  8. Sivri uç,burun denize uzanan burun
  9. Nokta
  10. Sivri uçlu şey
  11. Noktalama işareti
  12. Fonetik alfabediki işaret
  13. Gaye,Maksat,Hedef,Bir sözün altında yatan maksat
  14. Belirli yer özel bir durum
  15. Buhranlı an
  16. Birşeyin tam zamanı
  17. Kaneviçe
  18. Derece (ısı)
  19. Bazı oyunlarda sayı,puvan
  20. Den
  21. Sivriltmek, noktalamak, bitirmek, doğrultmak, çevirmek, göstermek, işaret etmek, sivrilmek, uç vermek, çıkmak (çıban vb), doğrultmak (silah)

özel (nedir ne demek)

  1. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan
    Örnek: Kendisini özel olarak görmek istediğini söyledi. F. R. Atay
  2. Bir kişiyi ilgilendiren veya kişiye ait olan, hususi, zatî
    Örnek: Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta. N. Cumalı
  3. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
  4. Dikkatle değer, istisnai.
  5. Her zaman görülenden, olağandan farklı.
  6. 1- Genelden ayrı olan; bir nesneler öbeğine ya da tek bir nesneye özgü olan. 2-(Mantıkta) Cinse karşıt olarak türle ilgili olan.
  7. (en) Special. personal. private. distinctive. particular. specific. proper. ad hoc. closet. esoteric. especial. exclusive. express. extraordinary. individual. intimate. peculiar. privy. proprietary. sole. state. very. self.
  8. (en) Distinctive. especial. exclusive. individual. intimate. particular. peculiar. personal. private. special. specific.
  9. (en) Custom. private. special. personal. exceptional. different. especial. express. own. particular. peculiar. privy. proprietary. single. specific. very.
  10. (en) Special
  11. (fr) Spécial

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük