Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > öz yönetim nedir, öz yönetim ne demek, öz yönetimin anlamı (öz yönetim nnd)

öz yönetim nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






öz yönetim

  1. Öğretim kuruluşlarında, öğrencilerin yönetmeliklere ve okul kurallarına göre söz ve karar sahibi olmaları ilkesine dayanan yönetim.

öz (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı
    Örnek: Bütün gün genç kızlar ilahiler söylemişlerdi. Ç. Altan
  2. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz.
  3. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde.
  4. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça.
  5. Kendi, zat
    Örnek: Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme. Karacaoğlan
  6. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde
    Örnek: Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde. A. Gündüz
  7. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm.
  8. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan
    Örnek: Çocuğun bu yalanı bir anda onu bana bir öz evlat sevgisiyle bağladı. R. N. Güntekin
  9. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı.
  10. Dere, çay.
  11. Sulak, verimli yer.
  12. 1- Varlığın aslını kuran şey; temelözellik. Karşıtı bk. ilinek. 2- Bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu olgusu; bir şeyi o şey yapan, öyle oluşunu sağlayan şey; bir varlığın yapısını kuran şey. Karşıtı bk. varoluş. 3- Kalıcı, değişmez olan, gelip geçici olmayan, her zaman var olmakta olan varlık. Karşıtı: Değişen, değişmekte olan varlıklar. 4- Bir şeyin bireysel ve gerçek olan kendineözgü biçimi; kendineözgü belirtisi. 5- Fizikötesinin konusu olarak: Kendinde varlık. Karşıtı bk. görüngü. 6- İç, çekirdek. Karşıtı: dış, kabuk.
  13. Bkz.Özetçe,Öz.
  14. (en) Compact. compendious. full. genuine. german. own. whole. self. marrow. essence. cream. substance. kernel. extract. essential oil. extraction. quintessence. distillate. distillation. content. core. elixir. entity. epitome. gist. goodness. heartbeat. m.
  15. (en) Base. compendious. core. essence. essential. extract. gist. guarded. guts. kernel. marrow. meat. nucleus. pith. self. soul. spirit. substance.
  16. (en) Core. element. elementary. essence. heart. marrow. nucleus. self. substance. sum. abstract. summary. extract. plasma. medulla. pith. germ. syllabus. synopsis. category. kern. origin. digest. proper. specific. special. private. personal. privy. original. g.
  17. (en) Essence
  18. (fr) Essence
  19. (la) Essentia

yönetim (nedir ne demek)

  1. Yönetme işi, çekip çevirme, idare.
  2. Dümen.
  3. İdâre. ~ kurulu: idâre hey'eti. ~ töresi: idâre hukuku.
  4. 1. Bir filmin çevrilişinde tutulan yol. 2- Bir yönetmenin filmi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. TV
  5. Bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde tutulan yol
  6. Bir yönetmenin izlenceyi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği.
  7. (en) Direction
  8. (en) Executive. admin. administration. conduct. direction. governance. government. helm. management. rudder. ruling. steering.
  9. (en) Administration. command. control. direction. disposal. government. hand. management. regime. rule. control idare. manegement.
  10. (en) Administration. management. direction. government. oversight. regimen. rule. running. stewardship. superintendency. trusteeship.
  11. (al) 1-2. Regie, Filmregie, Spielleitung, Inszenierung, 3-4. Regie, Fernsehregie, Bildführung
  12. (fr) 1-2. réalisation, mise en scène, 3-4. mise en scène, régie

öğretim (nedir ne demek)

  1. Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim
    Örnek: Ben bizzat bölükte ilköğretim hocalığı yaptım. F. R. Atay
  2. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.
  3. 1- Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. 2- Bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. 3- Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi.
  4. (en) Teaching. education. teaching. schooling. tuition. schoolteaching.
  5. (en) Education. instruction. schooling. teaching. tuition. schooling tedris. tedrisat. talim.
  6. (en) Education. instruction. schooling. training. teaching. tuition.
  7. (en) İnstruction, teaching

okul (nedir ne demek)

  1. Okuyup yazmadan başlayarak en yüksek düzeyde bilim ve sanat bilgisi vermeye kadar, çeşitli derecede toplu olarak öğretimin yapıldığı yer, mektep
    Örnek: Daha gelir gelmez, ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi. M. Ş. Esendal
  2. Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü.
  3. Ekol.
  4. (en) School. college. academy. shop.
  5. (en) School. chapel. chaplain. institute. thinking shop.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük