Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > öz eleştiri nedir, öz eleştiri ne demek (öz eleştiri nnd)

öz eleştiri nedir, öz eleştiri ne demek?

öz eleştiri

  1. Bir kişinin kendi davranışları üzerine yönelttiği yargı, otokritik.
  2. (en) Self-Criticism.

öz (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı
    Örnek: Bütün gün genç kızlar ilahiler söylemişlerdi. Ç. Altan
  2. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz.
  3. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde.
  4. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça.
  5. Kendi, zat
    Örnek: Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme. Karacaoğlan
  6. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde
    Örnek: Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde. A. Gündüz
  7. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm.
  8. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan
    Örnek: Çocuğun bu yalanı bir anda onu bana bir öz evlat sevgisiyle bağladı. R. N. Güntekin
  9. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı.
  10. Dere, çay.
  11. Sulak, verimli yer.
  12. Varlığın aslını kuran şey; temelözellik. Karşıtı bk. ilinek.
  13. Bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu olgusu; bir şeyi o şey yapan, öyle oluşunu sağlayan şey; bir varlığın yapısını kuran şey. Karşıtı bk. varoluş.
  14. Kalıcı, değişmez olan, gelip geçici olmayan, her zaman var olmakta olan varlık. Karşıtı: Değişen, değişmekte olan varlıklar.
  15. Bir şeyin bireysel ve gerçek olan kendineözgü biçimi; kendineözgü belirtisi.
  16. Fizikötesinin konusu olarak: Kendinde varlık. Karşıtı bk. görüngü.
  17. İç, çekirdek. Karşıtı: dış, kabuk.
  18. Bkz.Özetçe,Öz.
  19. Element veya radikalin daha düşük yükseltgenme basamağına sahip olduğunu gösteren son ek. örneğin; ferröz (demir-II-).
  20. Embriyo.
  21. Pulpa.
  22. Çekirdek.
  23. (en) Embryo.
  24. (en) Compact.
  25. (en) Compendious.
  26. (en) Full.
  27. (en) Genuine.
  28. (en) German.
  29. (en) Whole.
  30. (en) Self.
  31. (en) Marrow.
  32. (en) Essence.
  33. (en) Cream.
  34. (en) Substance.
  35. (en) Kernel.
  36. (en) Extract.
  37. (en) Essential oil.
  38. (en) Extraction.
  39. (en) Quintessence.
  40. (en) Distillate.
  41. (en) Distillation.
  42. (en) Content.
  43. (en) Core.
  44. (en) Elixir.
  45. (en) Entity.
  46. (en) Epitome.
  47. (en) Gist.
  48. (en) Goodness.
  49. (en) Heartbeat.
  50. (en) Base.
  51. (en) Essential.
  52. (en) Guarded.
  53. (en) Guts.
  54. (en) Meat.
  55. (en) Nucleus.
  56. (en) Pith.
  57. (en) Soul.
  58. (en) Spirit.
  59. (en) Element.
  60. (en) Elementary.
  61. (en) Heart.
  62. (en) Abstract.
  63. (en) Summary.
  64. (en) Plasma.
  65. (en) Medulla.
  66. (en) Germ.
  67. (en) Syllabus.
  68. (en) Synopsis.
  69. (en) Category.
  70. (en) Kern.
  71. (en) Origin.
  72. (en) Digest.
  73. (en) Proper.
  74. (en) Specific.
  75. (en) Special.
  76. (en) Private.
  77. (en) Personal.
  78. (en) Privy.
  79. (en) Original.
  80. (fr) Essence
  81. (la) Essentia

eleştiri (nedir ne demek)

  1. Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit
    Örnek: Fırkacılık, karşıya sövüp saymadan çamur atmadan çok önce, hatta karşıyı eleştiriden önce, kendi ilke ve amaçlarını, uygulama yöntemlerini anlatmak olmalıydı. T. Buğra
  2. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle sağlamak ve değerlendirmek amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.
  3. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama
    Örnek: Zengin seçenekleri dinlerken siz de muhayyilenizi, eleştiri bilincinizi bilemiş olurdunuz. H. Taner
  4. (Yun. kritike(tekhne) - ayırt etme, yargılama, eleştirme (sanatı)) : 1- (Genel anlamda) Bir insanı, bir yapıtı, bir konuyu, doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek ereğiyle inceleme işi. 2- (Felsefede) Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. (Bilgieleştirisi.) 3- (Kant'ta) Usun yargılanması,eleştirilmesi. // Burada insan usunun sınırları söz konusu edilir. İnsan usunun deneyden bağımsız olarak salt kendi kendine neyi başarıp neyi başaramayacağı araştırılır.eleştirilen bilgi değil, us yetisinin kendisidir.
  5. Bir televizyon izlencesinin aynı yönlerden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü.
  6. Bir filmin sanat, estetik, uygulayım, düşüngü, toplumbilim yönünden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. TV
  7. (en) Critical.
  8. (en) Film criticism, criticism,.
  9. (en) Television criticism, critism.
  10. (en) Criticism.
  11. (en) Strictures.
  12. (en) Critique.
  13. (en) Review.
  14. (en) Commentary.
  15. (en) Comment.
  16. (en) Animadversion.
  17. (en) Censure.
  18. (en) Denouncement.
  19. (en) Expostulation.
  20. (en) Knocking.
  21. (en) Slating.
  22. (en) Stricture.
  23. (en) Notice.
  24. (en) Flak.
  25. (en) Fusil l ade.
  26. (al) Filmkritik, Kritik,
  27. (al) Fernsehkritik, Kritik
  28. (fr) Critique
  29. (fr) Critique
  30. (fr) Critique (du film),
  31. (fr) Critique (de la télévision)

eleştir (nedir ne demek)

  1. (en) [eleştirmek] criticize, examine, comment, animadvert, attack, carp, censure, chastise, clobber, damn, expostulate, pan, put down, review, riddle.

kişi (nedir ne demek)

  1. İnsan, kimse, şahıs
    Örnek: Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık. M. Ş. Esendal
  2. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
  3. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
  4. Eş, koca
  5. Erkek.
  6. Çekimli eylemlerde ve adıllarda, konuşan, dinleyen, hakkında konuşulan: Geldim (geldi-m) , ben (1.kişi tekil) ; gel, geldin (geldi-n) , sen (2.kişi tekil) ; gelsin (gel-sin) , geldi, o (3.kişi tekil) ; geldik (geldi-k) , gelelim (gel-e-lim) , biz (I.kişi çoğul) ; gelin (gel-in) , geliniz (gel-in-iz) , siz (2.kişi çoğul) ; gelsinler (gel-sin-ler) , geldiler (geldi-ler) , onlar (3.kişi çoğul) vb.
  7. Kimse, insan.
  8. Sahip.
  9. Koca, eş.
  10. (en) İndividual.
  11. (en) Person.
  12. (en) Bird.
  13. (en) Character.
  14. (en) Human being.
  15. (en) Soul.
  16. (en) Self.
  17. (en) Head.
  18. (en) Persona.
  19. (en) Poll.
  20. (en) Wallah.
  21. (en) Wight.
  22. (en) Life.
  23. (en) People.
  24. (en) Entity.
  25. (en) İndividual person.
  26. (en) Merchant.
  27. (fr) Personne

kendi (nedir ne demek)

  1. İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat
    Örnek: Kendi ülkemizde kendimizi yok edeceklerdi. R. E. Ünaydın
  2. Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz.
  3. Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz
  4. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz.
  5. (en) Of one's own.
  6. (en) Personally.
  7. (en) Several.
  8. (en) Self.
  9. (en) Auto-.
  10. (en) Respective.
  11. (en) Herself.
  12. (en) Himself.
  13. (en) İtself.
  14. (en) Oneself.
  15. (en) İn person.
  16. (en) Number one.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.016