Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > öteki durumlar öyle kaldığında nedir, öteki durumlar öyle kaldığında ne demek, öteki durumlar öyle kaldığındanın anlamı, ingilizcesi (öteki durumlar öyle kaldığında nnd)

öteki durumlar öyle kaldığında nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






öteki durumlar öyle kaldığında

  1. Bir gözlem ve deneyleme durumunda bağımsız değişken dışındaki etkenleri eleme ya da değişmezlemeyi içeren denetim kuralı.
  2. (en) “Other things being equal”

öteki (nedir ne demek)

  1. Bilinenden, sözü edilenden ayrı, öbür, diğer
    Örnek: Bu iki perdelik bir oyun imiş, bitince ötekini oynayacaklarmış! M. Ş. Esendal
  2. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan.
  3. (en) Other. the other. the further. the farther. that. far. off. remaining. other.
  4. (en) Other. second. the other. the other one. the one over there.
  5. (en) Alternate. alternative. the other one. the one over there. farther.

durum   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
    Örnek: Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı. R. N. Güntekin
  2. Duruş biçimi, konum.
  3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
  4. İsim soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
  5. Bkz. hal.
  6. (en) Condition. situation. state. circumstance. case. position. status. attitude. score. occasion. state of affairs. ball game. conjuncture. context. estate. event. fact. fettle. footing. instance. lay. lie. pass. plight. posture. repair. set. set-up. sha.
  7. (en) Capacity. case. circumstance. condition. footing. occasion. order. point. position. situation. state. status. things.
  8. (en) Wheat with hard dark-colored kernels high in gluten and used for bread and pasta; grown especially in southern Russia, North Africa, and northern central North America.
  9. (en) State. condition. situation. circumstances. status.
  10. (en) Score
  11. Unundan makarna yapılan bir cins buğday (bot.) Triticum durum.
  12. Durum, durum buğŸdayı, bir buğŸday türü
  13. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.

hal (nedir ne demek)

  1. Çözme, çözülme.
  2. Eritme.
  3. Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.
  4. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
  5. Tahttan indirme.
  6. Bir şeyin içinde bulunduğu şartları veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet
    Örnek: Herkes hâline göre bir hediye verdi. H. R. Gürpınar
  7. Davranış, tutum, tavır
  8. Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman
  9. Güç, kuvvet, takat.
  10. Kötü durum, sıkıntı, dert.
  11. Durum.
  12. Bk. şimdiki zaman kipi
  13. Bk. şimdiki zaman
  14. Sebze, meyve, bakliyat vb. nin satıldığı pazar yeri.
  15. Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum.
  16. Bk. duru
  17. (en) Circs. state. condition. situation. status. aspect. demeanor. demeanour. estate. event. face. fettle. lay. plight. posture. repair. set. sight. stand.
  18. (en) Case. condition. footing. occasion. order. position. situation. state. status. temper. markethouse.
  19. (en) State. condition. state of affairs. circumstances. attitude. the present time. strength. energy. case. covered wholesale food market. affair. aspect. bearing. circumstance. demeanour. fettle. frame. juncture. market hall. covered market. mode. occa.
  20. (en) An acronym for hardware abstraction layer, a Windows NT DLL that links specific computer hardware implementations with the Windows NT kernel Windows NT 4 0 includes HALs for 80x86, Alpha, MIPS, and PowerPC hardware platforms.
  21. (en) Hardware Abstraction Layer. - firmware which provides a semi-or fully standardized interface between an SOC and code designed to exercise the SOC This code forms a layer between the hardware and software, allowing any software which uses a HAL to be more easily ported to operate with a different SOC This may or may not include boot code.
  22. (en) Hardware Abstraction Layer Used to provide a generic interface to the hardware and 'hide' hardware-specific functions.
  23. (en) Hardware Abstraction Layer An executive component in Windows NT and later operating systems that provides support that is specific to a particular hardware platform HAL provides support for the Kernel, I/O Manager, kernel-mode debuggers, and device drivers that are the lowest level The HAL exports routines that extract hardware details that are platform-specific about caches, I/O buses, and interrupts HAL provides an interface between the hardware of the platform and the operating system software.
  24. (en) Hardware Adaptation Layer.
  25. (en) Holland America Line.
  26. (en) Hardware Abstraction Layer Windows NT Software layer linking hardware to the Windows NT kernel. nIII: voice; tune. enables Windows NT to work with different types of hardware.
  27. (en) Food market
  28. (en) State
  29. (al) Zustand
  30. (fr) État

öyle (nedir ne demek)

  1. Onun gibi olan, ona benzer
    Örnek: Ben öyle bir şey demedim. R. H. Karay
  2. O yolda, o biçimde, o tarzda
    Örnek: ... öyle tembel tembel salınışları, birdenbire öyle bir duruşları, arkalarına bir bakışları var ki, insanı çileden çıkarıyor. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. O denli, o kadar, o derece
    Örnek: Bugünlerde biraz üzüntü içindeysen de, kasavetlenmeyesin öyle. O. C. Kaygılı
  4. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz.
  5. (en) Such. so.
  6. (en) Accordingly. precisely. so. such. too.
  7. (en) So. thus. in that manner. precisely. such.

ö (nedir ne demek)

  1. Türk abecesinin on dokuzuncu harfi; sesbilim bakımından, ince, yuvarlak, geniş ünlüyü gösterir.

  2. Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EBRACK in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
  3. (en) [O

gözlem (nedir ne demek)

  1. Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede
    Örnek: Onun romanları düş gücüne değil, gözlem gücüne dayanır. S. Birsel
  2. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede.
  3. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat.
  4. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.
  5. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem.
  6. Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla, her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi.
  7. 1- Bir olayı, bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay, gerçek ya da nesnenin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işi. 2- İzleme ve inceleme sonucu elde edilen ölçü, puan ya da derece biçimindeki değerlere verilen ad. 3- Bir kimsenin ya da bir kümenin etkinliğini belli bir süregözlemek ve bu süre içinde ortaya çıkan davranışları bir yere yazmak işlemi.
  8. (en) Observation. investigation.
  9. (en) Observation. remark. sight.
  10. (en) Observation

deneyleme (nedir ne demek)

  1. Deneylemek işi.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük