Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > örtü nedir, örtü ne demek, örtü anlamı, ingilizcesi (örtü nnd)

örtü nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






örtü

  1. Örtmek için kullanılan şey
    Örnek: Hekim, hastanın üstündeki örtüyü açtı. M. Ş. Esendal
  2. Yapılarda çatı, dam.
  3. Duyarkatın yalnız bir bölümünün etkilenmesini sağlamak, birtakım özel etkiler elde etmek için alıcının merceği önüne takılan çeşitli biçimlerdeki saydamsız cisimler
  4. Pencere boyunu değiştirmek için alıcı, gösterici, basım aygıtı penceresine takılan parça. TV
  5. Görüntü üzerinde çeşitli biçimler elde etmek üzere alıcı önüne takılan parça.
  6. (en) Mask, mat(t, te), vignette
  7. (en) Cover. veil. wrap. cloth. overlay. covering. blanket. canopy. caparison. cloak. coat. cope. envelope. garment. hood. layout. mantle. shroud. spread. throw. wrapper.
  8. (en) Canopy. cloth. cosy. cover. covering. mantle. mask. rug. shroud. spread. top. wrap.
  9. (en) Blanket. apron. cover. covering. coverture. mantle. shroud. any cloth covering. roof. coat. coating. cloak. casing. kerchief. baldachin. mask. shade. wall. wagon cover. hood. wrap. vamp. throw. overlaying. shrouding. blind. cloth. cot. rug. spread.
  10. (en) Nappe
  11. (al) Kasch, Cash, "Cache", Maske, Vignette
  12. (fr) Cache, vignette, masque

örtmek (nedir ne demek)

  1. Korumak, görünmez duruma getirmek veya gizlemek için üstüne bir şey koymak
    Örnek: Kadın bebeğini itina ile yatırdı, yüzünü örttü. A. Gündüz
  2. Kapamak
    Örnek: Perihan kızdı, gidip piyanonun kapağını örttü. P. Safa
  3. Kaplamak.
  4. Kötü bir durumu belli etmemek, gizlemek, saklamak.
  5. (en) Cap. cloak. cover. encase. envelop. face. obscure. spread.
  6. (en) To cover. to veil. to hide. to conceal. to hush up. to cover up. to shut. to close. to overcast. to envelop. to hood. to overlay. to mask. to blanket. to coat. to mist. to enclose. to clothe. to cope. to muffle. to shroud. blot out.

şey (nedir ne demek)

  1. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, genellikle belirsiz anlamda söylenen bir söz. Kararsızlık ifade biçimi.
    Örnek: Bana sen pek çok şey kazandırdın. R. H. Karay
  2. Nesne, madde
    Örnek: Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. A. Ş. Hisar
  3. Kararsızlık durumunda muhtelif sorulara cevap için tercih edilen bir ifade biçimi.

  4. Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EPAREN in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
  5. (Günlük
  6. Bk. nesne
  7. (en) Thing. stuff. object. matter. article. affair. chose. concern. doing. doings. doodad. doohickey. lark. res. thingumabob. thingumajig. thingummy. whosit.
  8. (en) Business. object. stuff. thing. thingamajig. what-d'you-call-him/-her/-it. what's-his/-her/-its-name. thingummy. thingumabob. thingumajig. well.
  9. (en) Thing. what-do-you-call-it. article. chose. jinx. jolly. object. stuff.
  10. (en) Thing
  11. (fr) Chose
  12. (la) Res; skolastikte: ens

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük