Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > örümcek kuşu nedir, örümcek kuşu ne demek, örümcek kuşunun anlamı, ingilizcesi (örümcek kuşu nnd)

örümcek kuşu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






örümcek kuşu

  1. Örümcek kuşugillerden, orta boyda, tüyleri koyu kül rengi, siyah, beyaz, bazısında pembe veya koyu kırmızı benekler bulunan ötücü kuş (Lanius).
  2. (en) Butcher bird.

örümcek (nedir ne demek)

  1. Bu hayvanın ördüğü ağ.
  2. Yürüteç.
  3. Örümcekler takımından, ince bir ağ kurarak küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea)
  4. Örümcekler takımına bağlı olup, başla birleşik göğüsleri, topluca bir karınları ve dört çift ayakları olan eklembacaklıların genel adı.
  5. (en) Spider. spinner.
  6. (en) Spider. cobweb.
  7. (en) Spider
  8. (al) Spinne
  9. (fr) Araignée
  10. (la) Arachne

kuş (nedir ne demek)

  1. Yumurtlayan omurgalılardan, akciğerli, sıcakkanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı uçucu hayvanların ortak adı
    Örnek: Çalıların üstünde kuşlar cıvıldayarak uçuşuyordu. Ö. Seyfettin
  2. (en) Bird. ornitho-.
  3. (en) Bird. callow. giblets.
  4. (en) Bird. fowl.

orta (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer
    Örnek: Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.
  3. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm
    Örnek: Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler. Ö. Seyfettin
  4. İyi ile kötü arasındaki durum, vasat.
  5. Görünür, algılanır durum
    Örnek: Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır. H. Taner
  6. Topluluk içinde, arasında.
  7. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece.
  8. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
  9. Görünçlüğünortasında yer alan bölüm;ortaya düşen yerler.
  10. (en) Middle
  11. (en) Middle. mid. central. medium. middling. intermediate. fair. in-between. intermediary. mean. medial. median. mediate. mediocre. mesial. mesne. moderate. passable. secondary. middle. center. centre. mean. midst. bosom. c. median. medium. mid-. meso-. m.
  12. (en) Average. centre. fair. indifferent. intermediate. medial. median. mediocre. medium. middle. middling. moderate. normal. tolerable. central. midst. center. mean.
  13. (en) İntermediate. medium. middle. middling. moderate. middle part. central part. central (thing. average. centre. centrum. the common run. heart. in between. mainstream. medial. mediocre. mesne. mid. midst.
  14. (al) Mittelgrund
  15. (fr) Milieu

boy   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
    Örnek: Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
  2. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  3. Uzunluk.
  4. Yol, ırmak, deniz kıyısı
    Örnek: Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
  5. Kumaş için ölçü.
  6. Uzaklık
    Örnek: Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
  7. Destan
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  8. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
    Örnek: Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
  9. 1. Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
  10. Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
  11. 1. Bir aşiretin kollarından her biri. 2. Uzunluk.
  12. (en) 1. size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format, 2. screen size, size of the picture screen
  13. (en) Stature.
  14. (en) Clan. extent. figure. length. size. stature. tribe.
  15. (en) A male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
  16. (en) To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
  17. (en) In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race. offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
  18. (en) Length. height. stature. size. edge. bank. extent. magnitude.
  19. (al) 1. Format, Filmformat, Kinoformat, 2. Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
  20. Erkek çocuk, oğlan
  21. Delikanlı
  22. Aşağ
  23. Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük