|
öngörmek
-
İleride olması gerekeni göstermek, önceden kararlaştırmak, ilerisi için düşünmek, göz önünde tutmak, derpiş etmek
-
Derpiş etmek.
-
Stipulate. to stipulate. to anticipate.
-
Predict. to foresee. to anticipate. to keep sth in mind. envisage.
-
Gelecekte, gelecek zamanda
Örnek:
Beni ileride okuyacak insanlar için yazdığıma inanmışımdır. S. Birsel
-
Ötede
Örnek:
En ileride, denize nazır olduğuna hükmettiği bir adanın önünde durdular. R. H. Karay
-
İn the future. in future. ahead of. further. infra.
-
Ahead.
-
Ahead. by and by. hereafter. on.
-
Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı.
-
Bir şeyin ulaşılacak yönü.
-
Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra.
-
Önde bulunan.
-
Doğrusundan daha çok gösteren (saat).
-
Önceki, evvelki.
-
Benzerlerini geride bırakmış.
-
Öne doğru, ileri doğru.
-
Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön.
-
Advanced. high. higher. sophisticated. ahead. forward. onward. forward. forwards. further. along. forth. onward. onwards.
-
Advanced. along. beyond. forth. forward. on. onwards. front part. forward part. future. the future part. the part to come. fast. ahead.
-
Advanced. front part. forward. toward the front. fore. ahead. fast. onward. pro. up.
-
Fast
-
En avant
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|