Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ön yargı nedir, ön yargı ne demek (ön yargı nnd)

ön yargı nedir, ön yargı ne demek?

ön yargı

  1. Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir
    Örnek: Faraziyenizi çok yanlış ön yargılara oturtuyorsunuz. H. Taner
  2. (en) Prejudice.

ön (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
    Örnek: Beş on kişi, köşkün önünde toplandık. M. Ş. Esendal
  2. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
  3. Bir kimsenin ilerisi
  4. Yakın gelecek zaman.
  5. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
  6. Önce olan, ilk.
  7. Civar, yöre.
  8. Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
  9. Bk. anteriyör
  10. (en) Front.
  11. (en) Fore.
  12. (en) Frontal.
  13. (en) Anterior.
  14. (en) Forward.
  15. (en) İnitiative.
  16. (en) Precursory.
  17. (en) Preliminary.
  18. (en) Face.
  19. (en) Presence.
  20. (en) Ante-.
  21. (en) Pre-.
  22. (en) Pro-.
  23. (en) Front part of.
  24. (en) Space in front of.
  25. (en) Foremost.
  26. (en) Forefront.

anteriyör (nedir ne demek)

  1. Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre önde olan bölgesi; insan anatomisine göre ventral bölge; karın tarafı. Ön.
  2. Ön, önde bulunan, ön kısımla ilgili, anteriyor.
  3. (en) Anterior.
  4. (fr) Antérieur
  5. (la) Anterior: önce

yargı (nedir ne demek)

  1. Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm.
    Örnek: Hocamız rahmetli Muhsin Bey, bunu sınıfta okurken gözleri yaşarırdı. H. Taner
  2. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza
    Örnek: Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Anayasa
  3. Mahkeme.
  4. Yüklemle bildirilen karar veya düşünce: Geleceksin, gideceğiz, yapsın vb.
  5. Devletin türe düzenini korumaya ilişkin bağımsız bir yargıç kuruluşunca yaptığı görev ile türe uyuşmazlıklarının yargılıklarda çözümlenmesi eylemi.
  6. Yargıcın gördüğü bütün davaları, olaya ilişkin yasalara göre çözümlemek için söylediği en son söz.
  7. Hüküm, muhakeme.
  8. Adalet.
  9. (en) Administration of justice, jurisdiction.
  10. (en) Judgement, decision, order, rule, decree, advice "Judicial Committee of the Privy Council", Speech "House of Lords", Sentence "Criminal Courts".
  11. (en) Juridical.
  12. (en) Deliverance.
  13. (en) Judgement.
  14. (en) Jurisdiction.
  15. (en) Justice.
  16. (en) Provision.
  17. (en) Ruling.
  18. (en) Sentence.
  19. (en) Verdict.
  20. (en) Assess.
  21. (en) Attitude.
  22. (en) Conclusion.
  23. (en) Estimation.
  24. (en) Judgment.
  25. (en) Opinion.
  26. (en) Judgment hüküm.
  27. (en) Decision.
  28. (en) Verdict kaza.
  29. (en) Lawsuit.
  30. (en) Decision in a court of law.
  31. (en) İdea.
  32. (en) Court decision.
  33. (en) Verdict of jury.
  34. (en) Adjudication.
  35. (en) Award.
  36. (en) Decree.
  37. (en) Discernment.
  38. (en) Discretion.
  39. (en) Discrimination.
  40. (en) Estimate.
  41. (en) Evaluation.
  42. (fr) Fonctionnement de la justice, juridiction
  43. (fr) Sentence, jugement, arrêt
  44. (fr) Jugement

kimse (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
    Örnek: Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
  2. Olumsuz cümlelerde kişi
  3. (en) Person.
  4. (en) Party.
  5. (en) People.
  6. (en) Anybody anyone.
  7. (en) İndividual.
  8. (en) Soul.
  9. (en) Thing.
  10. (en) Wallah.
  11. (en) Wight.
  12. (en) Somebody.
  13. (en) Anybody.
  14. (en) Anyone.
  15. (en) Someone.
  16. (en) No one.
  17. (en) Nobody.
  18. (en) No man.
  19. (en) Sort.

ilgili (nedir ne demek)

  1. İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik
    Örnek: Tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindeydi. N. Cumalı
  2. Alâkadar.
  3. (en) Related.
  4. (en) Concerned.
  5. (en) Relevant.
  6. (en) İnterested in.
  7. (en) Concerned with.
  8. (en) İnvolving.
  9. (en) Connected.
  10. (en) İnvolved.
  11. (en) İnterested.
  12. (en) Pertinent.
  13. (en) Companion.
  14. (en) Curious.
  15. (en) Germane.
  16. (en) Relative.
  17. (en) About.
  18. (en) Anent.
  19. (en) Concerning.
  20. (en) Regarding.
  21. (en) Relative to.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014