Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ön kayıt nedir, ön kayıt ne demek (ön kayıt nnd)

ön kayıt nedir, ön kayıt ne demek?

ön kayıt

  1. Kesin kabul ve kayıt işlemlerinden önce aday başvurularının kabulü.
  2. Bk. ön yazılma

ön yazılma (nedir ne demek)

  1. Bir öğrencinin, üniversite giriş sınavında aldığı puanlara göre, istediği fakülte ya da bölümleri belirterek, belli bir üniversiteye aday olarak yazılması.
  2. (en) Pre-Registration.

ön (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
    Örnek: Beş on kişi, köşkün önünde toplandık. M. Ş. Esendal
  2. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
  3. Bir kimsenin ilerisi
  4. Yakın gelecek zaman.
  5. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
  6. Önce olan, ilk.
  7. Civar, yöre.
  8. Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
  9. Bk. anteriyör
  10. (en) Front.
  11. (en) Fore.
  12. (en) Frontal.
  13. (en) Anterior.
  14. (en) Forward.
  15. (en) İnitiative.
  16. (en) Precursory.
  17. (en) Preliminary.
  18. (en) Face.
  19. (en) Presence.
  20. (en) Ante-.
  21. (en) Pre-.
  22. (en) Pro-.
  23. (en) Front part of.
  24. (en) Space in front of.
  25. (en) Foremost.
  26. (en) Forefront.

kayıt (nedir ne demek)

  1. Bir yere mal ederek deftere geçirme.
  2. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması
    Örnek: Hafızama güvenmeyiniz. Kayıtlarınız daha sağlamdır. R. H. Karay
  3. Önem verme, gözetme.
  4. Resmî belge.
  5. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi.
  6. Şart.
  7. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme.
  8. Pencere çerçevesi.
  9. Araç, eşya.
  10. Yiyecek.
  11. Bk. yazımlı veri
  12. Ses veya görüntü sinyalinin kaydedilmiş formu.
  13. Bk. mıknatıslı görüntü saptama
  14. Bir bilgiyi, saklayabilmek ereğiyle, deftere, kâğıda ya da fişe geçirme.
  15. Saban.
  16. İş, güç.
  17. Kış için ayrılan yiyecek.
  18. Bk. yazılma.
  19. (en) Recording.
  20. (en) Registration.
  21. (en) Enrollment.
  22. (en) Enrolment.
  23. (en) İnscription.
  24. (en) Record.
  25. (en) Entry.
  26. (en) Condition.
  27. (en) Restriction.
  28. (en) Checkin.
  29. (en) Registry.
  30. (en) Stipulation.
  31. (en) Transcription.
  32. (en) Minutes.
  33. (en) Book.
  34. (en) Register.
  35. (en) Roll.
  36. (en) String.
  37. (en) Posting.
  38. (en) Booking.
  39. (en) Chronicle.
  40. (en) Order clause.
  41. (en) Enrol l ment.
  42. (en) Entering.
  43. (en) Notation.
  44. (en) Protestation.

kesin (nedir ne demek)

  1. Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu
    Örnek: Sevmem kesin sözleri, bir kesin söz duydum mu, tersine söylemek gelir içimden. N. Ataç
  2. Kesinlikle.
  3. Kat'î. ~ hesap: hesâb-ı kat'î. ~ yargı: kaziyye-i muhkeme.
  4. (en) Definitive.
  5. (en) Absolute.
  6. (en) Certain.
  7. (en) Decisive.
  8. (en) Bound.
  9. (en) Concrete.
  10. (en) Crucial.
  11. (en) Direct.
  12. (en) Doubtless.
  13. (en) İmmutable.
  14. (en) Express appropriation.
  15. (en) Bliss.
  16. (en) For certain.
  17. (en) Clean- cut.
  18. (en) Clear.
  19. (en) Crisp.
  20. (en) Determinate.
  21. (en) Distinct.
  22. (en) Definite.
  23. (en) Final.
  24. (en) İrrevocable.
  25. (en) Accurate.
  26. (en) Assertive.
  27. (en) Categorical.
  28. (en) Clean-Cut.
  29. (en) Clear-Cut.
  30. (en) Conclusive.
  31. (en) Sure as death.
  32. (en) Decided.
  33. (en) Declared.
  34. (en) Determined.
  35. (en) Dogmatic.
  36. (en) Downright.
  37. (en) Exact.
  38. (en) Express.
  39. (en) Extreme.
  40. (en) Firm.
  41. (en) Flat.
  42. (en) Frozen.
  43. (en) İmplicit.
  44. (en) İncontrovertible.
  45. (en) İndisputable.
  46. (en) İndubitable.
  47. (en) Mathematical.
  48. (en) Outright.
  49. (en) Positive.
  50. (en) Precise.
  51. (en) Safe.
  52. (en) Secure.
  53. (en) Specific.
  54. (en) Square.
  55. (en) Sure.
  56. (en) Tangible.
  57. (en) Truthful.
  58. (en) Undeniable.
  59. (en) Undoubted.
  60. (en) Drastic.
  61. (en) Emphatic.
  62. (en) Explicit.

kabul   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma
    Örnek: Her mihnet kabulüm yeter ki / Gün eksilmesin penceremden. C. S. Tarancı
  2. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma
  3. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.
  4. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama.
  5. Bir yere alınma.
  6. Akseptans.
  7. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması.
  8. Bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması.
  9. (en) Okay.
  10. (en) Sanction.
  11. (en) Acquiescence.
  12. (en) The capital and largest city of Afghanistan; located in eastern Afghanistan.
  13. (en) Acknowledgment.
  14. (en) Acceptance.
  15. (en) Acknowledgement.
  16. (en) Agreed!, done!, bargain: it's a bargain!, thumb: thumbs up!.
  17. (en) Acception.
  18. (en) Acceptation.
  19. (en) Approval.
  20. (en) Admission.
  21. (en) Assent.
  22. (en) Receiving.
  23. (en) Reception.
  24. (en) Admittance.
  25. (en) Concession.
  26. (en) Drawing room.
  27. (en) Recognition.
  28. (en) Okay!.
  29. (en) All right!.
  30. (en) Agreed!.
  31. (en) Done.
  32. (fr) Acceptation
  33. Afganistan'da Kâbil şehri.
  34. Kabil

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015