Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ön inceleme nedir, ön inceleme ne demek (ön inceleme nnd)

ön inceleme nedir, ön inceleme ne demek?

ön inceleme

  1. Bk. önyoklama
  2. Biyolojik örneklerin tespiti, seçimi, gruplandırılması (kan, insan kanı, semen, vücut sıvısı vb.) ve DNA izolasyon işlemine hazırlanması için gerçekleştirilen işlem.

önyoklama (nedir ne demek)

  1. Üreticinin, satışları artırmak amacıyla kampanya yapacağı bölgedeki perakendecileri kampanya öncesinde ziyaret ederek desteklerini sağlamaya yönelik perakende reklamcılığında kullanılan etkinliği artırma tekniği.
  2. (en) Advance canvass.

ön (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
    Örnek: Beş on kişi, köşkün önünde toplandık. M. Ş. Esendal
  2. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
  3. Bir kimsenin ilerisi
  4. Yakın gelecek zaman.
  5. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
  6. Önce olan, ilk.
  7. Civar, yöre.
  8. Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
  9. Bk. anteriyör
  10. (en) Front.
  11. (en) Fore.
  12. (en) Frontal.
  13. (en) Anterior.
  14. (en) Forward.
  15. (en) İnitiative.
  16. (en) Precursory.
  17. (en) Preliminary.
  18. (en) Face.
  19. (en) Presence.
  20. (en) Ante-.
  21. (en) Pre-.
  22. (en) Pro-.
  23. (en) Front part of.
  24. (en) Space in front of.
  25. (en) Foremost.
  26. (en) Forefront.

inceleme (nedir ne demek)

  1. İncelemek işi, tetkik.
  2. Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma
    Örnek: İlk çalışmaları daha çok deneme ve inceleme türünde olmuş, bunları edebî hatıraları izlemiştir. A. Ş. Hisar
  3. Ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını inceden inceye anlamaya çalışmak, ilgili yasa ve kuralları ortaya çıkarmak ve birtakım sonuçlar elde etmek için yapılan yöntemli çalışma.
  4. Bu türden çalışmalar sonunda ortaya çıkan yapıt.
  5. (en) Observing.
  6. (en) Compendium.
  7. (en) Examination.
  8. (en) Study.
  9. (en) Research.
  10. (en) Survey.
  11. (en) Surveying.
  12. (en) Analysis.
  13. (en) Anatomy.
  14. (en) Checkover.
  15. (en) Checkup.
  16. (en) Dissection.
  17. (en) İnquisition.
  18. (en) İnvestigation.
  19. (en) Perusal.
  20. (en) Sifting.
  21. (en) Breakdown.
  22. (en) Check.
  23. (en) Observation.
  24. (en) Shakedown.
  25. (en) Exploration.
  26. (en) Scrutiny.
  27. (en) Canvass.
  28. (en) Dissertation.
  29. (en) İnspection.
  30. (en) Memoir.
  31. (en) Thesis.
  32. (en) Verification.
  33. (en) Vetting.

biyolojik (nedir ne demek)

  1. Biyoloji ile ilgili, dirimsel, dirim bilimsel.
  2. (Yun. bios: hayat; logos: bilim) Canlı organizmalar ve incelenmeleriyle ilgili.
  3. (en) Biologic.
  4. (en) Biological.
  5. (al) Biologisch
  6. (fr) Biologique

tespit (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama.
  2. Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme.
  3. Belirleme.
  4. Bk. saptama
  5. Işık mikroskobu ya da elektron mikroskobunda incelemek üzere canlıdan alınan parçaların daha sonra çürüme ve bozulmasını engellemek ve canlı hallerine en yakın şekliyle korumak için Bouin, Zenker, ozmiyum tetroksit vb. gibitespit sıvıları ile muamele etmek. Fiksasyon.
  6. Fotoğrafçılıkta, resim kaydedilmiş film üzerindeki aktif gümüş tuzlarını çözüp yıkayarak filmi ışığa duyarsız hale getirme işlemi.
  7. Atmosferdeki azotun, reaksiyona sokularak bitkilerin yararlanabileceği, suda çözünebilir bir bileşiğe dönüştürülmesi.
  8. Mikroskopide, incelencek canlı dokunun, zamanla yapı değişimini önleyip örneğin kararlı hale gelmesini sağlayan alkol, formaldehit çözeltisi, vb. bir sıvıda yeterli süre bekletilmesi işlemi.
  9. Boyanın kumaşa iyi tutunması için, kumaşın mordan ile muamele edilmesi.
  10. Sabit ve oynamaz h
  11. Doku veya sıvıların kimyevi bir maddeyle işleme tabi tutularak otolizinin engelllenmesi.
  12. Işık mikroskobu veya elektron mikroskobunda incelemek üzere canlıdan alınan parçaların daha sonra bozulmalarını önlemek ve canlı durumuna en yakın biçimiyle korumak için kimyasal tespit sıvılarıyla işleme tabi tutma, fiksasyon.
  13. (en) Fixing.
  14. (en) Establishing.
  15. (en) Fitings making sth fast.
  16. (en) Fixation.
  17. (en) Determination.
  18. (en) Stable or secure.
  19. (en) Setting.
  20. (en) Determining.
  21. (fr) Fixation
  22. (la) Fixus:Tespit edilmiş

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009