|
ölüm kalım savaşı
-
Ölüm kalım meselesi
-
Mortal struggle.
-
Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat
Örnek:
Çenesinde babamın ölüm günü gördüğüm asabi buruşmalar var. Y. Z. Ortaç
-
Ölme biçimi.
-
İdam cezası.
-
Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz.
-
Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.
-
Çok büyük sıkıntı, üzüntü
Örnek:
Sürgün benim için ölüm gibi bir şey olmuştu. R. N. Güntekin
-
Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayatî olayların son bulması. Mortalité.
-
Capital. deadly. dying. mortal. mortuary. obituary. death. decease. passing away. departure. bitter end. end. last. rest. sleep. demise. dissolution. the great divide. doom. ending. exit. killing. kiss-off. latter end. longed-for rest. passing. quiet.
-
Death. decease. demise. doom. fatality. fate. murder. quietus. end.
-
Death. decease. way of death. curtains. demise. dissolution. doom. fatality. last sleep. passing. passing away. rest. terminus vitae.
-
Death
-
Mort
-
Kalma işi.
-
Doğal seçimden sonra organizmaların yaşamaya devam etmesi. Bakilik.
-
Survival.
-
Survival
-
Survivance
-
[Savaş] [savaş] n. war, warfare, battle, fight, combat, fighting, struggle, campaign, conflict, crusade, fray
-
Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, muharebe, harp, cenk.
-
Uğraşma, kavga, mücadele.
-
Hayvanların birbirleriyle yaptığı mücadele.
-
Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele.
-
Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı.
-
1. Silahlı çatışma. 2. Uğraşma, kavga, mücadele.
-
War. fighting. wartime. war. warfare. battle. fight. combat. fighting. struggle. campaign. conflict. crusade. fray.
-
War. fighting. wartime. warfare. battle. fight. combat. struggle. campaign. conflict. crusade. fray. action.
-
Fight. war. warfare. struggle. striving. battle. hostilities. hostility. sword.
-
War
-
Guerre
-
Her türlü tehlikeyi göze alma.
-
Do or die.
-
Sorun
Örnek:
Nevin meseleyi derhâl anlayarak kapıya geldi, arabacıya seslendi. P. Safa
-
Güç iş
Örnek:
Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir. R. N. Güntekin
-
Problem.
-
Sorun.
-
Bk. sorun
-
Matter. problem. question. point. issue. topic. affair. business. crux. hangup. proposition. res. shebang.
-
Affair. concern. matter. question. problem. issue. case.
-
Case. matter. problem. question. issue. point under consideration. point. proposition. res. shebang. trouble.
-
Human being, person; that which is subject to death
-
Ölümlü, geçici, fani
-
İnsani, beşeri
-
Öldürücü, amansız
-
Ölümcül
-
Dili çok büyük
-
Dili uzun ve sıkıcı
-
Dili olası
-
İnsan, insanoğlu, beşer, ölümlü yaratık
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|