|
ölçü belirteci
Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EPAREN in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
-
(Derleme.,
-
Adverb of quantity
-
Adverbe de quantité
-
Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.
-
Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi
Örnek:
Ziyanımız, ölçülere sığmayacak kadar büyüktür. R. E. Ünaydın
-
Ölçme sonucu bulunan rakam.
-
Belirlenmiş boyut.
-
Değer, itibar
Örnek:
Şimdiki ölçülere uymaz bir biçimi vardı. Y. Z. Ortaç
-
Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu.
-
Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.
-
Ölçüt.
-
Basınç, sıcaklık, akışkan düzeyi, aralık gibi nicelikler ölçen özel aygıt.
-
Measure. measurement. dimension. scale. meter. metre. foot rule. extent. gage. gauge. prosody. size. standard. stint. test. dimensions.
-
Extent. gauge. level. measure. measurement. metre. norm. scale. size. test.
-
Dimension. gauge. measure. measurement. measuring. unit of measurement. size. proper degree. suitable limit. bounds. measure. meter. module. measuring stick. scale. gage. dosage. chain. tape. rhythm. meterage. calibration. dimensions.
-
Gauge
-
Stichmass
-
Jauge, calibre
-
[Olc] [OLC] v. measure, survey, clock, evaluate, gage, gauge, mete, meter, take
-
Kap, kılıf, sarma.
-
İçine mektup veya başka kâğıtlar konulan kâğıttan kese
Örnek:
Bir sabah kahvaltımı yaparken bana gösterişli bir zarf getirdiler. A. Haşim
-
İçine fincan veya bardak oturtulan metal kap
Örnek:
Kenarları ezik bir çift altın kahve fincanı zarfını elinde evirir çevirirdi. R. Enis
-
Bir fiilin, bir sıfatın veya bir zarfın anlamını zaman, yer, ölçü, nitelik, soru kavramları bakımından etkileyen kelime, belirteç: Az yaşamıştı. Geç kalınca utandı gibi.
-
Bk. belirteç
-
Değiştirime uğramış bir dalganın en uç bölümlerini yani genliğin üst bölümlerini gösteren eğri.
-
Envelope
-
Adverbial. adverb. calyx. cartridge. cover. envelope. receptacle. sheath.
-
Adverb. envelope. case. cover. jacket. adverb belirteç.
-
A metallic cuplike stand used for holding a finjan. an ornamental metal cup-shaped holder for a hot coffee cup.
-
An ornamental metal cup-shaped holder for a hot coffee cup.
-
Hüllkurve
-
Enveloppe
-
Kahve fincanı zarfı.
-
Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar.
-
Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları.
-
Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik.
-
Nesneler ve olaylarla ilgili ölçülebilir özellikler, anlamdaş tutar.
-
Quantity. proportion.
-
Number. quantity.
-
Quantity.
-
Quantity
-
Menge
-
Quantité
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|