Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ölçü almak nedir, ölçü almak ne demek, ölçü almanın anlamı, ingilizcesi (ölçü almak nnd)

ölçü almak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ölçü almak

  1. Yapılacak bir şeyin, üzerinde kullanılacağı nesneye uygunluğunu sağlayabilmek için o nesneyi ölçmek.

  2. Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EBRACK in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
  3. (en) [Ölçüsünü

ölçü (nedir ne demek)

  1. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.
  2. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi
    Örnek: Ziyanımız, ölçülere sığmayacak kadar büyüktür. R. E. Ünaydın
  3. Ölçme sonucu bulunan rakam.
  4. Belirlenmiş boyut.
  5. Değer, itibar
    Örnek: Şimdiki ölçülere uymaz bir biçimi vardı. Y. Z. Ortaç
  6. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu.
  7. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.
  8. Ölçüt.
  9. Basınç, sıcaklık, akışkan düzeyi, aralık gibi nicelikler ölçen özel aygıt.
  10. (en) Measure. measurement. dimension. scale. meter. metre. foot rule. extent. gage. gauge. prosody. size. standard. stint. test. dimensions.
  11. (en) Extent. gauge. level. measure. measurement. metre. norm. scale. size. test.
  12. (en) Dimension. gauge. measure. measurement. measuring. unit of measurement. size. proper degree. suitable limit. bounds. measure. meter. module. measuring stick. scale. gage. dosage. chain. tape. rhythm. meterage. calibration. dimensions.
  13. (en) Gauge
  14. (al) Stichmass
  15. (fr) Jauge, calibre

ölç (nedir ne demek)

  1. (en) [Olc] [OLC] v. measure, survey, clock, evaluate, gage, gauge, mete, meter, take

almak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
  3. Birlikte götürmek.
  4. Satın almak
    Örnek: Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. N. Cumalı
  5. Ele geçirmek, fethetmek
    Örnek: Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. Ö. Seyfettin
  6. İçine sığmak.
  7. Kabul etmek.
  8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
  9. Bk. çevirmek
  10. (en) Take. get. buy. receive. accept. take in. seize. capture. conquer. pick up. gain. put on. admit. assume. borrow. collect. come in. divest smb. of. draw. enter on. enter upon. enucleate. excise. extract. fetch. garner. have. help one.
  11. (en) Accept. assume. capture. claim. conquer. derive. draw. extract. get. have. hold. keep. obtain. receive. score. secure. take. trade. to take. to get. to receive. to buy. to take sb in marriage. to hold. to take along. to call for. to capture. to conquer. to catch. to take on. to hire. to employ. to move. to remove. to take away. to sweep. to clean. to dust. to sense. to smell. to.
  12. (en) Get. receive. to take. to get. to buy. to purchase. to capture. to conquer. to take along. to catch. to take on. to hire. to employ. to sweep. to clean. to sense. to receive. to marry a girl. to hold. to be able to contain. accept.
  13. (en) Take on
  14. (en) Occupy

çevirmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yönünü değiştirmek
    Örnek: Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi. Y. Z. Ortaç
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
    Örnek: Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu. Ö. Seyfettin
  3. Döndürerek hareket ettirmek
    Örnek: Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi. S. F. Abasıyanık
  4. Yönetmek, idare etmek
    Örnek: Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor. H. Taner
  5. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek.
  6. Geri göndermek.
  7. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
  8. Çevrilemek, tevil etmek.
  9. Çevirim eylemi.
  10. (en) Shoot, take, film, cinematograph
  11. (en) Turn. spin. upturn. exchange. roll. twirl. change to. turn into. switch to. translate into. translate. interpret. encircle. surround. enclose. inclose. avert. commute. convert. decline. deflect. divert. hedge in. hedge round. manage. point. point on.
  12. (en) Bend. besiege. channel. direct. put. revolve. surround. sweep. train. translate. turn. twine. twirl. twist.
  13. (en) Translate. dial. to turn. to rotate. to manage. to refuse. to return. to reject. to turn inside out. to interpret. to translate. to enclose. to surround. to encircle. to alter. to administer. to handle. to wheel. to swing. to crank. to commutate.
  14. (en) Revert
  15. (en) Assemble
  16. (en) Bowl
  17. (en) Pull
  18. (en) Turn over
  19. (al) Drehen, filmen, verfilmen, aufnehmen, filmaufnehmen
  20. (fr) Tourner, filmer, ciné-matographier, faire un film, prendre (un film)

üzerinde (nedir ne demek)

  1. Üstünde
    Örnek: Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
  2. ... ile ilgili, üzerine
  3. (en) Super-. above. on. over. upon.
  4. (en) On. upon.
  5. (en) Over. upon.

ölçmek (nedir ne demek)

  1. En, boy, hacim, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiklerini belirtmek
    Örnek: Dükkânda arşınla kumaş ölçmekle ömür çürütemeyeceğimi söyledim. N. Cumalı
  2. Aşırı olmamasına dikkat etmek, kontrol etmek
    Örnek: Behiç cesaretini ölçtüğü zaman kendisini oldukça kuvvetli buldu. P. Safa
  3. (en) Measure. survey. clock. evaluate. gage. gauge. mete. meter. take.
  4. (en) Gauge. measure. weight. to measure. to gauge. to consider. to weigh.
  5. (en) To measure. to weigh. to evaluate. to measure the worth of. to compare. to weigh. to mete. to admeasure. to gage. to gauge. to meter. to tape. to observe. to scale. to survey. depart. dose. fathom.
  6. (en) Perambulate
  7. (en) Plumb
  8. (en) Take the range

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük