|
öksürmek
-
Solunum yolları zarlarının rahatsızlığı sebebiyle akciğerlerdeki havayı birdenbire ve gürültülü bir sesle dışarı vermek
Örnek:
Efendim, çocuk durmaz, koşar, terler, öksürür. B. Felek
-
Öksürtücü bir hastalığa tutulmuş olmak.
-
Cough. to cough.
-
To cough. to have a cough.
-
Hoop
-
Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs.
-
1. Bir organizma ile çevresi arasında gaz alış verişi; havanınsolunum organlarına çekilerek temizlenmesinden sonra kirlenen havanın dışarı verilmesi. Organizma ile çevresi arasında oksijen ve karbondioksit değişimi. Respirasyon, dışsolunum. 2. Bir organizmada oksijenin dokulara taşınması ve karbondioksitin atılması olan fiziksel ve kimyasal olaylar. 3. Metabolik olarak oksidatif reaksiyonlar zinciri. Bu reaksiyonlarda son elektron tutucusu olarak oksijene ihtiyaç vardır. Atık ürün olarak karbondioksit ve kullanılabilir enerji meydana gelir. Hücre içisolunumu olarak bilinen reaksiyonlar üç aşamada gerçekleşir. a. Karbohidrat, amino asit ve yağ asitlerinden asetil koenzim A meydana gelir. Olaylar sitoplazmada gelişir. b. Mitokondrilerin matriksinde meydana gelen sitrik asit devri. c. Mitokondrilerin kristalarında meydana gelen elektron taşıma zinciri reaksiyonları. Hücre içisolunumu.
-
Respiration.
-
Respiration. respiratory.
-
Respiration
-
Atmung
-
Respiration
-
Respiratio:Solunum
-
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
-
Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
Örnek:
Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
-
Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
Örnek:
Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
-
İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
-
Gidiş çabukluğu, hız.
-
Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
-
Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
-
Yolculuk.
-
İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
-
İtinerary. road. angle. approach. avenue. channel. cutting. expedient. gateway. handle. itinerary. journey. meatus. outlet. path. road. route. tack. thoroughfare. trail. via. walk. way. weigh. wise.
-
Access. artery. course. dodge. expedient. lane. line. manner. means. method. mode. order. path. process. recipe. road. route. rule. streak. tack. way. ways. street. stripe. passage. system.
-
Bus. path. way. access. alley. course. form. frontager. line. means. measure. method. order. outlet. process. proprieties. road. rule. sort. streak. street. stripe. system. tack. thoroughfare. tracing. track. walk.
-
Way, road
-
Chemin, voie
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|