Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ödün vermek nedir, ödün vermek ne demek (ödün vermek nnd)

ödün vermek nedir, ödün vermek ne demek?

ödün vermek

  1. Ödünle uzlaşma sağlamak.
  2. (en) Concede, swerve, budge from.

ödün (nedir ne demek)

  1. Uzlaşmaya varabilmek için hak, istek veya savlarının bir bölümünden, karşı taraf yararına vazgeçme, ivaz, taviz
    Örnek: Kalabalığa verilen her ödün, verenleri kendi benliğinden, kişiliğinden uzaklaştırıyor. N. Cumalı

vermek (nedir ne demek)

  1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek
    Örnek: Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm. Ö. Seyfettin
  2. Bırakmak veya bağışlamak
    Örnek: Hırsımdan bazılarına bedava verdim, alın götürün, diye bağırdım. H. C. Yalçın
  3. Ondan bilmek, atfetmek
  4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek
  5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
    Örnek: Arabanın burnunu, en tenha kahvelerden birinin önünde, rıhtıma verdiler. A. İlhan
  6. Herhangi bir duruma yol açmak
    Örnek: Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Eğlenceli toplantı düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
  8. Topluluk önünde sanatını göstermek, icra etmek.
  9. Verilen karşılıkla bir kimseyi söylediğine veya yaptığına pişman etmek: “İyi oldu ağzının payını verdiğim, artık bana karşı daha dikkatli olur.” -A. Ümit.
  10. (en) Bring.
  11. (en) İnsert.
  12. (en) Produce.
  13. (en) Adjudge.
  14. (en) Award.
  15. (en) Adduce.
  16. (en) Throw.
  17. (en) Charter.
  18. (en) Place.
  19. (en) Accord.
  20. (en) Allow.
  21. (en) Assign.
  22. (en) Bear.
  23. (en) Bestow.
  24. (en) Bring in.
  25. (en) Cede.
  26. (en) Come across with.
  27. (en) Confer.
  28. (en) Contribute.
  29. (en) Dedicate.
  30. (en) Deliver.
  31. (en) Deliver up.
  32. (en) Dispose of.
  33. (en) Distribute.
  34. (en) Donate.
  35. (en) Endow.
  36. (en) Extend.
  37. (en) Furnish.
  38. (en) Give.
  39. (en) Give away.
  40. (en) Give in.
  41. (en) Grant.
  42. (en) Hand.
  43. (en) Hand in.
  44. (en) Hand out.
  45. (en) Hand over.
  46. (en) Administer.
  47. (en) Attribute.
  48. (en) Concede.
  49. (en) Consign.
  50. (en) Deal.
  51. (en) Devote.
  52. (en) Dispense.
  53. (en) Emit.
  54. (en) İmpart.
  55. (en) Lend.
  56. (en) Pass.
  57. (en) Present.
  58. (en) Provide.
  59. (en) Supply.
  60. (en) Treat.
  61. (en) Vest.
  62. (en) To give.
  63. (en) To hand.
  64. (en) To pass.
  65. (en) To give sth away.
  66. (en) To concede.
  67. (en) To deliver.
  68. (en) To give in.
  69. (en) To hand sth in.
  70. (en) To provide.
  71. (en) To furnish.
  72. (en) To dispense.
  73. (en) To present.
  74. (en) To yield.
  75. (en) To bear.
  76. (en) To afford.
  77. (en) To apply.
  78. (en) To bend.
  79. (en) To donate.
  80. (en) To bestow.
  81. (en) To grant.
  82. (en) To assign.
  83. (en) To devote.
  84. (en) To sel.
  85. (en) To pay.
  86. (en) To sell.
  87. (en) To offer.
  88. (en) To attribute.
  89. (en) Just.
  90. (en) To give sth to.
  91. (en) To hand sth to.
  92. (en) To bequeath / to leave sth to.
  93. (en) To vie in marriage.
  94. (en) To produce.
  95. (en) To hold.
  96. (en) Afford.
  97. (en) Ascribe.
  98. (en) Attach.
  99. (en) Blossom.
  100. (en) Defray.
  101. (en) Deli.

uzlaşma (nedir ne demek)

  1. Uzlaşmak durumu, uyuşma
  2. Sulh. ~ sözleşmesi: sulh akdi.
  3. (en) Accordance.
  4. (en) Arrangement.
  5. (en) Assent.
  6. (en) Peace.
  7. (en) Reconcilement.
  8. (en) Composition.
  9. (en) Explanation.
  10. (en) Happy medium.
  11. (en) Give-And-Take.
  12. (en) Mediatory.
  13. (en) Half-Way house.
  14. (en) Agreement.
  15. (en) Understanding.
  16. (en) Settlement.
  17. (en) Reconciliation.
  18. (en) Half measure.
  19. (en) Accord.
  20. (en) Give and take.
  21. (en) Accommodation.
  22. (en) Combine.
  23. (en) Compromise.
  24. (en) Rapprochement.
  25. (en) Reunification.
  26. (en) Reunion.

sağlamak (nedir ne demek)

  1. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
    Örnek: Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık. H. Taner
  2. Elde etmek, sahip olmak
    Örnek: ... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti. Y. N. Nayır
  3. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
  4. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
  5. Tekeffül etmek.
  6. (en) Administer.
  7. (en) Allow.
  8. (en) Extend.
  9. (en) Gain.
  10. (en) Reap.
  11. (en) To provide.
  12. (en) To procure.
  13. (en) To secure to get.
  14. (en) To find.
  15. (en) To gain.
  16. (en) To obtain.
  17. (en) To achieve.
  18. (en) Ensure.
  19. (en) Supply.
  20. (en) Find.
  21. (en) Accommodate.
  22. (en) Accommodate smb.
  23. (en) Enlist.
  24. (en) With.
  25. (en) Maintain.
  26. (en) Make.
  27. (en) Assure.
  28. (en) Carry.
  29. (en) Cater.
  30. (en) Cater for.
  31. (en) Come in.
  32. (en) Derive.
  33. (en) Extract.
  34. (en) Fend for.
  35. (en) Fix up.
  36. (en) Furnish.
  37. (en) Get out of.
  38. (en) İmplement.
  39. (en) Keep.
  40. (en) Lay in.
  41. (en) Lay on.
  42. (en) Obtain.
  43. (en) Procure.
  44. (en) Provide.
  45. (en) Return.
  46. (en) Secure.
  47. (en) To win.
  48. (en) To bring sth about.
  49. (en) To ensure.
  50. (en) To guarantee.
  51. (en) Elicit.
  52. (en) To procure labour.
  53. (en) Make for.
  54. (en) Purvey.
  55. (en) Rustle up.
  56. (en) Satisfy.
  57. (en) Send.
  58. (en) Tell.
  59. (en) Warran.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011