ödünçlenmek ne demek?
- Ödünç alıp vermek.
ödünç
- İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen şey.
- Karz. alan: müstakriz. ~ veren: mukriz. ~ verme: ikrâz.
Loaned.
Lent.
Borrowed.
As a loan.
Accomodation.
Loan.
ödünçlenme
- Ödünçlenmek işi.
ödünçleme
- Ödünçlemek işi, ariyet.
- Yalnız sınır boylarında oluşan iki ayrı kültür arasında halkbilim ürünü alışverişi, krş. uyum, abama, benimseyim.
Borrowing.
Emprunt
