|
öğretme sanatı
-
Didactics
-
Öğretmek işi.
-
Teaching. indoctrination. training.
-
Teaching.
-
Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık
Örnek:
Bir oyunun on beş gün sürmesi bir sanat hadisesi olduğunu gösterirdi. T. Buğra
-
Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım
Örnek:
Caz ve caz havaları ne yazık ki bizim çok verimli o millî halk sanatımızı da baltaladı. R. H. Karay
-
Bir şey yapmadan gösterilen ustalık.
-
Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.
-
Zanaat.
-
1. Bir duygunun, tasarının, ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. 2. Ustalık, hüner, beceri. 3. Yetenek.
-
Art. art. craft. artifice. profession. trade.
-
Art. craft. trade. skill. ability.
-
Art. artistry. artistic quality. craft. trade or skill. craftmanship. artisanry.
-
Öğretke, didaktik.
-
Pedagoji, eğitbilim, öğretme sanatı
-
Öğretici, öğretsel, didaktik, ahlâki yönden eğitici, bilgi verici
-
Öğretici, eğitici, öğretmenlik taslayan, didaktik
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|