Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > öğrenilen geçmiş zaman kipi nedir, öğrenilen geçmiş zaman kipi ne demek (öğrenilen geçmiş zaman kipi nnd)

öğrenilen geçmiş zaman kipi nedir, öğrenilen geçmiş zaman kipi ne demek?

öğrenilen geçmiş zaman kipi

  1. Bk. duyulan geçmiş zaman kipi.

duyulan geçmiş zaman kipi (nedir ne demek)

  1. Fiilin karşıladığı oluş ve kılışı, kişinin başkasından duyduğunu, sonradan gördüğünü veya farkında olmadan işlediğini anlatan, içinde şekil ve zaman kavramı taşıyan kip. Türkçede -mIş/-mUş ekleriyle kurulur: || tek. 1. şah. uyumuşum (<uyu-muş-um) tek. 2. şah. uyumuşsun (<uyu-muş-sun) tek. 3. şah. uyumuş (<uyu-muş) çokl. 1. şah. uyumuşuz (<uyu-muş-uz) çokl. 2. şah. uyumuşsunuz (<uyu-muş-sunuz) çokl. 3. şah. uyumuşlar (<uyu-muş-lar) Örnekler: Bütün bir milletin muhayyelesidir ki ona, asırlarca süren bir murakabe sonunda nihayet bu sureti vermiş (Y.K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından: Muradiye, s. 91). Yüzünü ekşitmiş ve Aman Yarabbi Galiba sen onu yemeden methetmişsin, demiş (A.Ş. Hisar, Geçmiş Zaman Fıkraları, s. 12). Kitap okurken uyuyakalmışsın. Bahar gelmiş, ağaçlar yeşil fistanlarını giymiş de onlar kendilerini hâlâ uyuşukluktan kurtaramamışlar vb. Karşıtı görülen geçmiş zaman kipi’dir.
  2. (en) Past indefinite.
  3. (fr) Passé irraditional, passé indetermine

geçmiş (nedir ne demek)

  1. Geçme işini yapmış.
  2. Zaman bakımından geride kalmış
    Örnek: Bu eski sesler içinde geçmiş zamanlar uyuyor, uyanıyor, geriniyor, yaşıyor gibidir. A. Ş. Hisar
  3. Çürümeye yüz tutmuş.
  4. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi
    Örnek: Onlar bu davranışlarıyla geçmişte sadece huzursuzluk yarattı. N. Cumalı
  5. Arkada kalan hayat, mazi
    Örnek: Perde perde örtülü olan eski bir geçmişten kulaklarına garip bir fısıltı gelmişti. O. C. Kaygılı
  6. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları
    Örnek: Senin de yedi göbek geçmişine rahmet okusun ha? M. Ş. Esendal
  7. (en) Past.
  8. (en) Bygone.
  9. (en) Belated.
  10. (en) Previous.
  11. (en) Former.
  12. (en) Departed.
  13. (en) Gone.
  14. (en) Passe.
  15. (en) Passee.
  16. (en) Antecedents.
  17. (en) Yesterdays.
  18. (en) Case history.
  19. (en) Background.
  20. (en) History.
  21. (en) Lang syne.
  22. (en) Standing.
  23. (en) Lost.
  24. (en) Olden.
  25. (en) Yore.
  26. (en) Overripe.
  27. (en) Spoiled.
  28. (en) Antecedent.
  29. (en) Geared.
  30. (en) Late.

zaman (nedir ne demek)

  1. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
    Örnek: Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım. Ö. Seyfettin
  2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
    Örnek: Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir. A. İlhan
  3. Belirlenmiş olan an.
  4. Çağ, mevsim.
  5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.
  6. Dönem, devir
    Örnek: Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi. H. Taner
  7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
    Örnek: Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu. H. Taner
  8. Güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına karşılık bir ölçü.
  9. Bk. çağ
  10. (Derleme.. fiillerdeZaman) Eylemlerin belirttikleri geçmişZaman, şimdikiZaman, genişZaman, gelecekZaman kavramı: Geldi, gelmiş, geliyor, gelir, gelecek, geldiydi, geliyormuş, hastaydı vb.
  11. Bk. evre
  12. Si biriminde saniye (s) gösterilen dördüncü boyut.
  13. Bir iş veya olayın geçmekte olduğu sürenin ölçüsü.
  14. Vakit; çağ.
  15. (en) Whilst.
  16. (en) Bout.
  17. (en) Cycle.
  18. (en) Date.
  19. (en) Father time.
  20. (en) Hour.
  21. (en) Season.
  22. (en) Tense.
  23. (en) Time.
  24. (en) When.
  25. (en) While.
  26. (en) Sands.
  27. (en) Leeway.
  28. (en) Space.
  29. (en) Beat.
  30. (en) The enemy.
  31. (en) İnterval.
  32. (en) Juncture.
  33. (en) Tide.
  34. (fr) Temps

kip   US UK (nedir ne demek)

  1. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.
  2. Uygun, tıpatıp gelen.
  3. Sağlam, dayanıklı.
  4. Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga.
  5. Örnek, kalıp.
  6. (Derleme.. şekil, çekim örneği) Eylemlerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın tekil ya da çoğul olarak belirtilmiş biçimi: Bildirmekipleri, istemekipleri vb.
  7. Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri.
  8. (en) The hide of a young or small beef creature, or leather made from it; kipskin.
  9. (en) Sharp-Pointed hill; a projecting point, as on a hill.
  10. (en) Method or feat of raising the body when hanging or swinging by the arms, as for the purpose of mounting upon the horizontal bar.
  11. (en) Unit of weight equal to 1000 pounds.
  12. (en) Any place a cutter can put his feet up and sleep for a night, especially cheap flophouses in the Hive or elsewhere Also, to 'call kip' is to make a place a body's home, at least for a while.
  13. (en) Unit of measure equal to 1,000 pounds.
  14. (en) Move from below the apparatus to above it.
  15. (en) Unit of weight or force equal to 1,000 pounds.
  16. (en) Crs Keep alone if possible.
  17. (en) Term sometimes used to represent a unit load of 1,000 lb.
  18. (en) The coach sends the trampolinist higher by stamping on the bed sharply.
  19. (en) Paradigme.
  20. (en) Mode.
  21. (en) Modal.
  22. (en) Mood.
  23. (en) Example.
  24. (en) Mood sıyga.
  25. (en) Fitting.
  26. (en) Suitable.
  27. (en) The legs are swung forward and upward by bending the hips, then suddenly down again, which gives the upward impulse to the body.
  28. (en) Gymnastic exercise performed starting from a position with the legs over the upper body and moving to an errect position by arching the back and swinging the legs out and down while forcing the chest upright the basic unit of money in Laos sleep; 'roused him from his kip'.
  29. (en) 1) a unit of Laotian currency.
  30. (en) Unit of weight equal to 1,000 pounds used to express dead weight.
  31. (en) Movement from a position below the equipment to a position above.
  32. (en) Load of 1000 lbs.
  33. (en) Kilopound ; convenient unit for structural calculations.
  34. (en) Assistance given by a Coach whilst on the Bed; can be used to increase, neutralise or lower the trampolinist's bouncing height.
  35. (en) Sleep; 'roused him from his kip'.
  36. (en) The basic unit of money in Laos.
  37. (en) Gymnastic exercise performed starting from a position with the legs over the upper body and moving to an errect position by arching the back and swinging the legs out and down while forcing the chest upright.
  38. (en) Be asleep.
  39. (al) Schwingungsart
  40. (fr) Paradigme
  41. (fr) Mode
  42. Hayvan yavrusu derisi.
  43. Uyumak, yatmak, uzanmak

geçme (nedir ne demek)

  1. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
  2. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan.
  3. Geçmek işi, mürur.
  4. Sap ve gövde birleştirme yöntemlerinden her biri.
  5. Sinem.Bir gösterimin sürekliliğini sağlamak üzere iki gösterici kullanıldığında, birinci göstericideki makara sona ererken, ara vermeksizin ikinci makarayı göstermeye başlama.
  6. Bk. geçiş
  7. Bk. noktalama
  8. Bk. zincirleme
  9. Bir ışınımın, içindeki tekrenkli ışınların frekansları (devir sıklıkları) değişmeksizin, bir ortamdangeçmesi.
  10. (en) Change-Over.
  11. (en) Devolvement.
  12. (en) İnfection.
  13. (en) Joined by mortise and tenon.
  14. (en) Joggle.
  15. (en) Whirligig.
  16. (en) Transmigration.
  17. (en) Transmission.
  18. (en) Construction.
  19. (en) Passage.
  20. (en) That fits into or onto something else.
  21. (en) Tenon.
  22. (en) Passing.
  23. (en) Fitted into.
  24. (en) Dovetailed.
  25. (en) Conduction.
  26. (en) Traffic.
  27. (en) Transition.
  28. (en) Tranmission.
  29. (en) Circulation.
  30. (en) Permenance.
  31. (en) Permeability.
  32. (en) Penetration.
  33. (en) Keyed.
  34. (en) Shrunk.
  35. (en) Shrunken.
  36. (en) Jointer.
  37. (en) Match joint.
  38. (en) Tongue.
  39. (en) İnlaid work.
  40. (en) Scarf.
  41. (en) Scarfin.
  42. (al) Überblendung, Überblenden, Überblender
  43. (al) Durchlassung (Transmission)
  44. (fr) Passage
  45. (fr) Transmission

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014