|
öğrenci
-
Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, talebe, şakirt.
-
Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse.
-
Özel ders alan kimse.
-
1- Öğrenim görmek amacıyle herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. 2- Bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse.
-
Learner. student. pupilar. pupillar. pupilary. pupillary. student. scholar. pupil. disciple.
-
Learner. student. pupilar. pupillar. pupilary. pupillary. scholar. pupil. disciple. trainee.
-
Pupil. student. college boy. disciple. learner. school pupil.
-
Student, pupil, learner
-
Schoolboy
-
Schoolgirl
-
Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma, tahsil
-
Herhangi bir iş, sanat ya da meslek için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma.
-
Education. instruction. study. scholarship.
-
Education.
-
Education. schooling (acquisition of knowledge. instruction.
-
Study
-
Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
Örnek:
Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz
-
Anlamak, kavramak, sezmek
Örnek:
Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin. R. E. Ünaydın
-
Yanına gidip konuşmak.
-
Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.
-
Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
Örnek:
Hangi memlekete gitsek, resmî makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük. F. R. Atay
-
Yapmak, etmek.
-
Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak.
-
Almak.
-
See. observe. spot. view. catch sight of. get sight of. consider. wake to. waken. sight. see into. behold. experience. espy.
-
Behold. catch. distinguish. espy. experience. know. look. perceive. place. recognize. remember. see. sight. spot. square. tip. treat. view.
-
To see. to see and recognize. to spot. to recognize. to realize. to consider. to judge. to regard. to experience. to live through. to perform. to pay. to receive from another. to face (in the direction of.
-
Transact
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|