|
çubuk makarna
-
İnce, uzun, çubuk biçiminde dökülmüş ve fırınlanmış makarna.
-
Körpe dal
Örnek:
Asma çubukları taze de duman yapıyor, duman kaçtı gözüme. C. Uçuk
-
Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey
Örnek:
Sıcak bir demir çubuktan niçin elini çekiyorsun? H. C. Yalçın
-
Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık
Örnek:
Sabahtan başlar, akşama kadar çubuk içer. M. Ş. Esendal
-
Kumaşta düz çizgi.
-
Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası.
-
Yuvarlak ya da köşeli arakesitte, boyu, birkaç cm'lik yüksekliğinin çok fazla katında olan, haddelenmiş ya da çekilmiş metal parça.
-
Stick. rod. wand. stripe. strip. tobacco pipe. baton. rib. stave. switch. chopstick.
-
Bar. pipe. rod. streak. stripe. switch.
-
Bar. gad. pipe. ramrod. stripe. switch. staff. stick shoot. twig. fillet. tube. rib. strip. batten. bead. yard. beam. boom. cane. member. tige. rammer. rail. spindle. spline. link. linkage. needle. lath. picket. dent. stave. stick. wand. wattle.
-
Bar
-
Barre
-
İrmik veya una yumurta karıştırılarak hazırlanmış türlü biçimlerdeki kuru hamur.
-
Bu hamurdan yapılan yemek.
-
İtalyan lireti.
-
Pasta. macaroni.
-
Macaroni. spaghetti.
-
Elongated, lanky
-
Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.
-
Zayıf
Örnek:
Sarışın, kuru, ince bir kadındı. Y. K. Beyatlı
-
Taneleri ufak, iri karşıtı.
-
Küçük ayrıntıları çok olan, aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.
-
Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
-
Tiz (ses), pes karşıtı
Örnek:
İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi. R. N. Güntekin
-
Hafif, gücü az
Örnek:
Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir. S. F. Abasıyanık
-
İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı
Örnek:
Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı. R. N. Güntekin
-
Thin. fine. slender. slim. delicate. fragile. refined. attenuate. brittle. civilized. courteous. dainty. graceful. gracile. gracious. keen. lean. nice. polite. precision. scarious. sharp. subtile. subtle. sylphish. sylphlike. sylphy. tenuous. urbane.
-
Attentive. bland. chivalrous. courteous. dainty. decent. delicate. diplomatic. elegant. exquisite. filmy. fine. genteel. gentle. gracious. grand. kind. nice. refined. slender. slight. subtle. sugary. thin. tricky. willowy. slim. graceful. sensitive. finely.
-
Delicate. fine. refined. slim. small. subtle. slender. in small pieces. intricate. graceful. sensitive. high-pitched. dainty. acetate. chiffon. civilized. cling film. cultivated. diplomatic. exquisite. flimsy. fragile. nice. papery. precarious. se.
-
Attic
-
Tricky, trickish, tricksy, delicate
-
Vaporous
-
İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
-
Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren
Örnek:
Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece. Âşık Veysel
-
Ayrıntılı, derinlemesine
Örnek:
Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar. H. E. Adıvar
-
Long. tall. lengthy. extended. prolonged. maxi. far-off. faraway. interminable. prolix. long-. maxi-. macro-.
-
Long. spindly. tall. tail.
-
Baguette. far. great. lengthy. long. tagliatelle. tall.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|