|
çubuk demir
-
İnşaatlarda kullanılan, üzerinde yiv bulunmayan demir.
-
Körpe dal
Örnek:
Asma çubukları taze de duman yapıyor, duman kaçtı gözüme. C. Uçuk
-
Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey
Örnek:
Sıcak bir demir çubuktan niçin elini çekiyorsun? H. C. Yalçın
-
Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık
Örnek:
Sabahtan başlar, akşama kadar çubuk içer. M. Ş. Esendal
-
Kumaşta düz çizgi.
-
Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası.
-
Yuvarlak ya da köşeli arakesitte, boyu, birkaç cm'lik yüksekliğinin çok fazla katında olan, haddelenmiş ya da çekilmiş metal parça.
-
Stick. rod. wand. stripe. strip. tobacco pipe. baton. rib. stave. switch. chopstick.
-
Bar. pipe. rod. streak. stripe. switch.
-
Bar. gad. pipe. ramrod. stripe. switch. staff. stick shoot. twig. fillet. tube. rib. strip. batten. bead. yard. beam. boom. cane. member. tige. rammer. rail. spindle. spline. link. linkage. needle. lath. picket. dent. stave. stick. wand. wattle.
-
Bar
-
Barre
-
İnsan veya hayvan memesi.
-
Bu elementten yapılmış
Örnek:
Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular. P. Safa
-
Bazı nesnelerin demirden yapılmış parçası.
-
Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça.
-
Güçlü, kuvvetli, sert
Örnek:
O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu. S. F. Abasıyanık
-
Çapa (II).
-
Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe).
-
Sağlamlık, dayanıklılık gibi özelliklerinden dolayı çoğu halk inanmalarında ve büyüsel işlemlerde kullanılan maden.
-
Koyu renkli, kolay işlenen, dayanıklı, kullanılış yerleri çok maden.
-
İron. irony. ferrous. ferruginous. iron. anchor. cleat. ferr-.
-
Ferrous. iron. anchor. made of iron.
-
İron. anchor. base metal goods.
-
İron
-
Fer
-
Üstünde
Örnek:
Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
-
... ile ilgili, üzerine
-
Super-. above. on. over. upon.
-
On. upon.
-
Over. upon.
-
Bir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı.
-
Bir dişli çarkta veya bir vidada iki diş arasında kalan çukur bölüm.
-
Bir sütun gövdesinin veya bir vazo karnının çevresine eşit aralıklarla paralel veya sarmal olarak uzunlamasına açılan oyuk.
-
Ek çizgisi.
-
Saçta ayırma yeri.
-
(Mimarlık) (Mimarlık) (Mimarlık) Bir yüzey üzerine oyulan ince oluk gibi yol. a. bk. silme.
-
Groove. thread. chamfer. rifling. stripe. slot.
-
Chamfer. corrugation. gain. groove.
-
Fluting, groove
-
Cannelure
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|