Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çubuk nedir, çubuk ne demek (çubuk nnd)

çubuk nedir, çubuk ne demek?

çubuk

  1. Körpe dal
    Örnek: Asma çubukları taze de duman yapıyor, duman kaçtı gözüme. C. Uçuk
  2. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey
    Örnek: Sıcak bir demir çubuktan niçin elini çekiyorsun? H. C. Yalçın
  3. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık
    Örnek: Sabahtan başlar, akşama kadar çubuk içer. M. Ş. Esendal
  4. Kumaşta düz çizgi.
  5. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası.
  6. Yuvarlak ya da köşeli arakesitte, boyu, birkaç cm'lik yüksekliğinin çok fazla katında olan, haddelenmiş ya da çekilmiş metal parça.
  7. (en) Bar.
  8. (en) Stick.
  9. (en) Wand.
  10. (en) Stripe.
  11. (en) Strip.
  12. (en) Tobacco pipe.
  13. (en) Baton.
  14. (en) Stave.
  15. (en) Switch.
  16. (en) Chopstick.
  17. (en) Pipe.
  18. (en) Streak.
  19. (en) Ramrod.
  20. (en) Staff.
  21. (en) Stick shoot.
  22. (en) Twig.
  23. (en) Fillet.
  24. (en) Tube.
  25. (en) Batten.
  26. (en) Bead.
  27. (en) Yard.
  28. (en) Beam.
  29. (en) Boom.
  30. (en) Cane.
  31. (en) Member.
  32. (en) Tige.
  33. (en) Rammer.
  34. (en) Rail.
  35. (en) Spindle.
  36. (en) Spline.
  37. (en) Link.
  38. (en) Linkage.
  39. (en) Needle.
  40. (en) Lath.
  41. (en) Picket.
  42. (en) Dent.
  43. (en) Wattle.
  44. (fr) Barre

körpe (nedir ne demek)

  1. Dalından yeni koparılmış, tazeliği üstünde, daha büyümemiş (bitki), kart karşıtı.
  2. Yeni yetişmekte olan (kimse)
    Örnek: Köşedeki masada körpe, ötekinde olgun birer hoş kadın... R. H. Karay
  3. Büyümemiş (hayvan)
  4. Genç, hoş, güzel, henüz bozulmamış, yıpranmamış
  5. (en) Crisp.
  6. (en) Crispy.
  7. (en) Fresh.
  8. (en) Young and fresh.
  9. (en) Tender.
  10. (en) Young.
  11. (en) Young and tender.

dal   US UK (nedir ne demek)

  1. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri
    Örnek: Cılız dallar, yeşili fersiz, tırnak kadar yapraklar! T. Buğra
  2. Kol, bölüm, branş.
  3. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube.
  4. Arka, sırt.
  5. Kol.
  6. Omuz
    Örnek: Belikler dalına dökülür gelir / İnce bel üstüne sal ala gözlüm. Halk türküsü
  7. Boyun, ense.
  8. Çıplak, yalın.
  9. Zaman belirten kelimelerin başına getirildiğinde kelimenin anlamını güçlendirir.
  10. Bk.Dalton
  11. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus.
  12. Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları.
  13. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.
  14. Şube.
  15. (en) Bough.
  16. (en) Section.
  17. (en) Subdivision.
  18. (en) Split pulse, esp.
  19. (en) Limb.
  20. (en) This is the Indian term for all varieties of dried beans, split peas, and lentils There are many different varieties of dal, all of which have a specific use in Indian cooking.
  21. (en) From the,' 'by the.
  22. (en) Dedicated Access Line A non-switched circuit from the customer to a carrier.
  23. (en) General Data Access Library.
  24. (en) Dedicated access line An analog special-access line that runs from a caller's own equipment directly to a long distance company's switch or POP Usually provided by a local telephone company The line may go through the local telco central office, but the local telco does not switch calls on this line.
  25. (en) Dedicated Access Line.
  26. (en) Defended asset list; A ranked listing of facilities, forces, and national political items that require protection from attack or hostile surveillance The list is compiled from federal departments and agencies, unified and specified commands, and the armed services to ensure national security emergency preparedness functions.
  27. (en) Group of persons.
  28. (en) Dedicated Access Line 2 See Data Access Language.
  29. (en) Metric unit of volume or capacity equal to 10 liters.
  30. (en) Branch, cladus, phylum.
  31. (en) Phylum.
  32. (en) Branch.
  33. (en) Twig.
  34. (en) Ramification.
  35. (en) Subsection.
  36. (en) Offshoot.
  37. (en) Offset.
  38. (en) Of Cajanus Indicus.
  39. (en) Stem.
  40. (en) Spreading.
  41. (en) Spray.
  42. (en) Switch.
  43. (en) Succursal.
  44. (en) Wattle.
  45. (en) The Poor' or 'the Meek', related to ''Ani' above and 'Ebion' below.
  46. (en) [From Hindi /dal/ ] diagonal, incline -- something arranged obliquely or slanted.
  47. (en) From dail, a field The English equivalent is 'dale'.
  48. Decaliter.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012