Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çok kısa dalga kuşakları nedir, çok kısa dalga kuşakları ne demek, çok kısa dalga kuşaklarıın anlamı (çok kısa dalga kuşakları nnd)

çok kısa dalga kuşakları nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çok kısa dalga kuşakları

  1. Bk. çok yüksek yinelenim kuşakları  

çok yüksek yinelenim kuşakları (nedir ne demek)

  1. Çok yüksek yinelenimlerin, televizyon yayını için bölündüğü kümeler. (Birinci ve üçüncü kuşaklar ÇYY'de yer alır).
  2. (en) Vhf bands
  3. (al) Ukw-Bänder, Ultrakurzwellenbereich
  4. (fr) Bandes VHF

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

kısa (nedir ne demek)

  1. Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.
  2. Az süren, uzun olmayan
    Örnek: Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı. E. İ. Benice
  3. Ayrıntısı çok olmayan.
  4. Kısa olan şey.
  5. Kısaca, kısaltarak.
  6. (en) Short. brief. mini. curt. concise. capsule. compendious. flying. stumpy. succinct. summary.
  7. (en) Brief. bristle. compact. compendious. concise. little. short.
  8. (en) Short. succinct. blurb. brief. commatic. compendious. concise. curt. little. low. spare. succint. terse.

dalga (nedir ne demek)

  1. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket
    Örnek: Rıhtıma vuran dalgaların temposu da, içimdeki ölçüye uyuyor. H. Taner
  2. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem.
  3. Bir yüzeydeki kıvrım
    Örnek: Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç. M. Ş. Esendal
  4. Saçların kıvrım genişliği.
  5. Gizli iş, dalavere
    Örnek: Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı. S. F. Abasıyanık
  6. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.
  7. Dalgınlık.
  8. Geçici sevgili.
  9. Geniş su yüzeylerinde rüzgârla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri.
  10. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı.
  11. Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik.
  12. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik.İng.: wave Fr.: onde Alm.: Welle,Schwingung Dgr.: Jap.hadô Fiziksel
  13. (en) Wave
  14. (en) Wave. undulation. crimp. sea. thingumabob. thingumajig. thingummy.
  15. (en) Beam. gadget. wave. undulation. trick. intrigue. jigger. affair. sweetie.
  16. (en) Wave. band. crimp. sea. swell. hidden catch. billow. surge. oscillation. undulation. jaw. corrugation. absent-mindedness. love affair. upsurge.
  17. (al) Welle
  18. (fr) Onde
  19. (fr) Vague

kuşak (nedir ne demek)

  1. Bele sarılan uzun ve enli kumaş
    Örnek: Kuşağının arasından bir iri tütün tabakası çıkarıp bana uzattıktan sonra... Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Sağlamlığını artırmak için, bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ.
  3. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge.
  4. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı.
  5. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu.
  6. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm.
  7. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler.
  8. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi.
  9. Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi.

  10. Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EPAREN in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
  11. (Lat.
  12. 1. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri
  13. Bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim
  14. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler

  15. Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EPAREN in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
  16. (Kötü
  17. (en) Track, strip, band
  18. (en) Sash.
  19. (en) Band. belt. generation. girdle. sash. waistband. zone. diagonal beam. brace. track. generation nesil.
  20. (en) Belt. generation. sash. reinforcing band. strap. brace of wood or steel. generation of people born during the same period. brace. cincture. collar. girdle. parentage. zone.
  21. (en) Generation
  22. (en) Band
  23. (al) Band, Filmband, Filmstreifen, Zelluloidstreifen, Spur
  24. (al) Band
  25. (fr) Bande
  26. (fr) Génération
  27. (la) Generatio, generare

yüksek (nedir ne demek)

  1. Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
    Örnek: ... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı. Ö. Seyfettin
  2. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
    Örnek: İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor. H. Taner
  3. Güçlü, etkili, şiddetli.
  4. Derece veya makamı bakımından üstün.
  5. Normal değerlerin üstünde olan, çok
    Örnek: Türk milletinin karakteri yüksektir. Atatürk
  6. Erdemli, faziletli.
  7. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
  8. Yukarıda, üst tarafta olan yer
    Örnek: Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu. M. Ş. Esendal
  9. (en) Elevated. exalted. high. highrise. lofty. loud. spheric. stately. superior. tall. acro-. hyper-. above. over.
  10. (en) Dominant. eminent. grand. high. lofty. noble. precipitous. rarefied. superior. tall.
  11. (en) High. eminent. great. high- level. lofty. moor. noble.

yinelenim (nedir ne demek)

  1. 1. Bir dalga deviniminin zaman birimindeki çevrim, salınım ya da titreşim sayısı; (genellikle bu zaman birimi saniye olarak alındığından) saniyedeki çevrim, salınım ya da titreşim sayısı. (Bu çevrim, salınım ya da titreşimler, dönem adı verilen eşit zaman aralıklarıyla yinelenme özelliği taşırlar. Saniyedeki dönem sayısı,yinelenimdir.yinelenimin SI birimi hertz'dir)
  2. Bir dalga deviniminde, bu dalganın yayılma hızının, dalganın uzunluğuna bölünmesine eşit sayı
  3. Ses dalgasında, bu dalgayı oluşturan titreşimlerin saniyedeki sayısı.
  4. (en) Frequency
  5. (al) Frequenz
  6. (fr) Fréquence

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük