Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çok hücreliler nedir, çok hücreliler ne demek, çok hücrelilerin anlamı, ingilizcesi (çok hücreliler nnd)

çok hücreliler nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çok hücreliler

  1. Yapısında birden çok hücre bulunan bitki ve hayvanlar.
  2. Bk. çok gözeliler

  3. Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EPAREN in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
  4. (Yun.
  5. (en) Metazoons
  6. (al) Metazoon, vielzellige Tiere
  7. (fr) Métazoaires
  8. (la) Metazoa

çok gözeliler (nedir ne demek)

  1. (Metazoa), (Metazoa), (Yun. Meta = sonra, Yun.zoon-hayvan): Hayvanlar (Animalia) âleminin bir altâlemi. Doku ve organlara değişmiş çok sayıda gözelerden yapılmışlardır. Özel gözelerden yapılmış bir sindirim kanalları vardır. İlkel yapılı ve suda yaşayan türler dışta kalmak üzere herzaman eşeyli olarak çoğalırlar. Mesozoa, Parazoa ve Eumetazoa (öz-çokgözeliler) olmak üzere üç büyük bölüme ayrılır (bk.).
  2. (en) Metazoons
  3. (al) Vielzellige Tiere
  4. (fr) Métazoaires
  5. (la) Meta, zoon

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

hücreli (nedir ne demek)

  1. Hücresi olan.
  2. (en) Cellular.

birden (nedir ne demek)

  1. Bir defada.
  2. Ansızın
    Örnek: Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım. R. H. Karay
  3. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
    Örnek: Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Çabucak.
  5. (en) İnstantaneous. suddenly. at a stroke. all of a sudden. at one heat. at once. per saltum. plump. pop. sharp. short. slap. slap-bang. snap.
  6. (en) Suddenly. at once. short. bang. all of a sudden. all at once ansızın. aniden. at a time. at the same time.
  7. (en) All of a sudden. suddenly. outright.

hücre (nedir ne demek)

  1. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
  2. Küçük oda
    Örnek: Üzerine ot bir yatakla bir battaniye atılmış, demir bir somyadan başka içinde bir şey olmayan çıplak bir hücrede bulunduğunu anladı. A. İlhan
  3. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
    Örnek: Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi. S. F. Abasıyanık
  4. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
  5. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
  6. Bk. odacık
  7. (en) Cellular. cell. cubicle. cabin. hole.
  8. (en) Cell. cell göze. alcove. niche. room. chamber.
  9. (en) Cell. room. chamber. alcove. niche. closet. cooler. cubby hole. cubicle.
  10. (en) Cell
  11. (fr) Cellule

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük