Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çok devirli plaktaki incecik çizgi nedir, çok devirli plaktaki incecik çizgi ne demek, çok devirli plaktaki incecik çizginin anlamı, ingilizcesi (çok devirli plaktaki incecik çizgi nnd)

çok devirli plaktaki incecik çizgi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çok devirli plaktaki incecik çizgi

  1. (en) Microgroove

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
  4. (en) Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
  5. (en) Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.

devirli (nedir ne demek)

  1. Eşit zaman aralıkları ile ardışık olarak tekrarlanan (hareket), devrî.
  2. Bk. dönemsel
  3. (en) Periodic. cyclic.
  4. (en) Periodic. rotary. endorsed. cyclical.

dönemsel (nedir ne demek)

  1. Yineli biçimde olan, yinelenme ile ilgili.
  2. Yineli biçimde olan, yinelenme ile ilgili.
  3. Dönemlere bağlı olarak oluşan.
  4. (en) Periodic
  5. (en) Cyclic
  6. (al) Periodisch
  7. (al) Zyklisch, periodisch
  8. (fr) Périodique

devir (nedir ne demek)

  1. Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası, dönem, periyot
    Örnek: Bana sorarsanız devrimiz nasihat devri olmaktan çıktı. B. Felek
  2. Dönme, dönüş.
  3. Aktarılma.
  4. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme.
  5. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi.
  6. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim.
  7. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot.
  8. Dolaşma.
  9. Bir hakkın, bir hukuki çıkarın ya da bir nesnenin bir kimseden bir başka kimseye geçmesini sağlayan işlem.
  10. Bk. dönem
  11. Jeolojik zamanlarda bir çağın alt bölümü. Örnek: Jura devri, Mezozoik çağın bir alt bölümüdür. Periyot.
  12. (en) Age. period. epoch. era. circulation. cycle. revolution. rotation. turnover. alienation. assignation. assignment. cession. circle. circumvolution. currency. disposal. eyre. grant. gyration. release. rev. rounder. spin. take-over. transfer. transferen.
  13. (en) Age. period. epoch. era. circulation. cycle. revolution. rotation. turnover. alienation. assignation. assignment. cession. circle. circumvolution. currency. disposal. eyre. grant. gyration. release. rev. rounder. spin. take-over. transfer. transferen. circuit. takeover. time. times.
  14. (en) Turnover. age. circle. circulation. cycle. epoch. era. period. revolution. turn. revolving. turning. transfer. take-over. rotation. delivery. circuit. speed. circular motion. wheel. tide. endorsement. abalienation. recording acts. assignation. assignment.
  15. (en) Period
  16. (en) Transfer
  17. (fr) Période

incecik (nedir ne demek)

  1. Çok ince
    Örnek: Birincisi o incecik o dal gibi kız / Şimdi galiba bir tüccar karısı. O. V. Kanık
  2. (en) Twiggy.
  3. (en) Fine. slender. stringy. very slender. very thin. very fine. finely. minutely.
  4. (en) Very slim.

çizgi (nedir ne demek)

  1. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril
    Örnek: Bu kâğıda üç çizgi çekti. Ö. Seyfettin
  2. Yüz ve vücut hatlarının her biri
    Örnek: Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu bosu bile değişmiyordu. O. Rifat
  3. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim.
  4. Temel
    Örnek: Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım. A. İlhan
  5. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır.
  6. Bk. satır
  7. Bk. damar
  8. (en) Line. stripe. scratch. mark. drawing. bar. furrow. grain. groove. score. stria. wale. wheal.
  9. (en) Furrow. line. mark. score. streak. stripe. stroke.
  10. (en) Dash. line. ruling. score. streak. stripe. scratch. scar. furrow. stave. ridge. marking gauge. marking awl. bar. asymptote. hack. figure. drill. drawing. linear. reglet. drawing point. scribe block. scribe compass. scribe awl. cutting rule. scriber. strok.
  11. (en) Line
  12. (en) Ruling
  13. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (Genellikle kireçli su ile çizilir.)

microgroove   US UK (nedir ne demek)

  1. Fazla devirli plaklarda gayet ince çizgi.
  2. Çok devirli plaktaki incecik çizgi

sayı (nedir ne demek)

  1. Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet.
  2. Gazete ve dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha.
  3. Bir spor karşılaşmasında karşılaşanlardan her birinin başarı derecesini tespit eden nicelik.
  4. Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç. Bu giriş, oyun sırasında olursa 2, serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir. Oyun süresi içinde en çoksayı yapan takım yenmişsayılır.
  5. (en) Numerary. number. numeral. quantity. count. figure. score. issue. basket. button. cage. conversion. goal. point.
  6. (en) Basket. copy. count. figure. issue. number. numeral. score. volume.
  7. (en) Number. digit. count. figure. point. tale.
  8. (en) Goal
  9. (en) Score
  10. Topun, kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük