|
çocuk ansiklopedisi
-
Çocukların bilgilerini ve genel kültürlerini arttırmak amacıyle hazırlanan, gerek konuların seçiminde gerek seçilen konuların işlenişinde eğitbilim ilkelerine uyulan bir ansiklopedi türü.
-
Children'S encyclopaedia
-
Küçük yaştaki oğlan veya kız
Örnek:
Çocuğun bir sütninesi vardı. R. H. Karay
-
Soy bakımından oğul veya kız, evlat
Örnek:
Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış. B. R. Eyuboğlu
-
Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak
Örnek:
Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti. B. R. Eyuboğlu
-
Genç erkek.
-
Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
-
Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse.
-
Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.
-
Bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan.
-
İnfant. junior. infantile. child. kid. youngster. baby. infant. son. brat. chit. juvenile. mite. moppet. seed. paed-.
-
Child. kid. youngster.
-
Child. infant. chap. chit. kiddie kiddy. mite. nipper. scion. youngster.
-
Child
-
Nipper
-
Bairn
-
Bütün bilim, sanat dallarını tek veya bir arada belli bir yönteme göre inceleyen eser veya eser dizisi, bilgilik.
-
Encyclopaedia. encyclopedia. cyclopaedia. cyclopedia.
-
Encyclopedia. enyclopedia. encyclopaedia.
-
Cyclopaedia. encyclopedia.
-
Arkadaşlar!
-
Evlâd.
-
[Çocuk] [Çocuk] [çocuk] n. child, kid, youngster, baby, infant, son, brat, chit, juvenile, mite, moppet, seed
-
[Çocuk] [Çocuk] [çocuk] n. child, kid, youngster, baby, infant, son, brat, chit, juvenile, mite, moppet, seed
-
Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.
-
Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan
Örnek:
Genel bir sıralama yapmak gerekirse, denebilir ki, dünyada en iyisi mutlu, dengeli bir evliliktir. H. Taner
-
Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.
-
Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).
-
Bir genelleme sonucunda elde edilen.
-
Cinsle, türle ilgili olan; bir türün, bir cinsin bütün nesnelerini içinde toplayan; bir nesne sınıfının bütün nesnelerini toplayan.
-
Azlık, çokluk ya da bütünlüğü belirlemeden bir sınıfta birçok bireylere (ya da her biri bölünmez bir bütün kuran bir çok öbeklere) uygun düşen.
-
Bir sınıfın bireylerinin büyük bir bölümüne uygun düşen. "Genellikle", "genel olarak" deyimleri günlük dilde de bu anlamda kullanılır. Genellikle dendiğinde kuraldışına yer var demektir. Bu anlamda genel hem tümele hem kuraldışına karşıttır.
-
General. public. broad. common. collective. across-the-board. blanket. catholic. exoteric. generic. grand. liberal. overhead. plenary. prevailing. prevalent. running. sweeping. widespread.
-
Abstract. broad. common. current. general. generic. grand. popular. prevalent. public. rife. running. sweeping. universal.
-
General. global. public. broad / adj ,. catholic. common. overall. pandemic. sweeping. universal.
-
General
-
Général
-
Generalis
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|