|
çocuk aldırmak
-
(Kadın) (kadın) karnındaki dölütü hekime ameliyatla aldırmak.
-
To have one's child aborted, to have an abortion, to abort
-
Küçük yaştaki oğlan veya kız
Örnek:
Çocuğun bir sütninesi vardı. R. H. Karay
-
Soy bakımından oğul veya kız, evlat
Örnek:
Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış. B. R. Eyuboğlu
-
Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak
Örnek:
Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti. B. R. Eyuboğlu
-
Genç erkek.
-
Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
-
Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse.
-
Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.
-
Bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan.
-
İnfant. junior. infantile. child. kid. youngster. baby. infant. son. brat. chit. juvenile. mite. moppet. seed. paed-.
-
Child. kid. youngster.
-
Child. infant. chap. chit. kiddie kiddy. mite. nipper. scion. youngster.
-
Child
-
Nipper
-
Bairn
-
Alma işini yaptırmak
Örnek:
Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım. N. Cumalı
-
Getirtmek
Örnek:
Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı. C. Uçuk
-
Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak.
-
Önem vermek, değer vermek
Örnek:
Felsefenin teorik olan kısmına pek aldırmaz. N. Araz
-
Elindekini başkasına kaptırmak
Örnek:
Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet. Emrah
-
Sığdırmak.
-
Pay attention. mind. take heed of. bother about. heed.
-
Care. mind. regard. to make sb take. to get sb to take. to have sth out. to mind. to care. to pay attention. to worry.
-
To have sb get sth. to mind. to pay attention to. to have sth surgically removed. care. reck.
-
Embriyonun, bütün organları belirdikten sonra aldığı ad, cenin.
-
Döl yatağı (uterus) içinde bulunan, embriyoya, yaklaşık 7 hafta sonra verilen isim. Cenin, fetüs.
-
Foetus.
-
Foetus
-
Foetus
-
Foetus:Dölüt
Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EPAREN in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
-
(Had,
-
He, she, it has (eski hath)
-
Sahip olmak, olmak, elde etmek, almak, yapmak, etmek, kabul etmek, göz yummak, aldatmak, dolandırmak, zorunda olmak, bulunmak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|