|
çoğunluk sistemi
-
Çok partili sistemlere göre bir seçim bölgesinde en çok oy alan partinin seçimi kazanması.
-
Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı
Örnek:
Kapatılmış bir siyasi partinin mensuplarının üye çoğunluğunu teşkil edeceği bir siyasi parti kurulamaz. Anayasa
-
Toplu yargılıklardaki oylamada, kararların, yarıdan çok yargıçların katıldıkları görüşle verilmesi.
-
Majority. the crowd. bulk. generality. plurality. predominance. preponderance. ruck. run.
-
Generality. majority. the generality.
-
Majority. bulk. generality. moneyed people. preponderance.
-
Majority
-
Majorité
-
Dizge.
-
Düzen.
-
Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni
Örnek:
Servet, nasıl kazanılmış olursa olsun, onun kontrolüne girecek rejim ve sistem memleketi mahvedecektir. H. E. Adıvar
-
Yol, yöntem.
-
Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat.
-
Model, tip
Örnek:
... son sistem, pırıl pırıl bir rotatif almışlar. Y. Z. Ortaç
-
Bk. dizge
-
System. the system. regulation. regime. framework. graticule. grid. gridiron.
-
Method. system. tract.
-
System. fabric. system now obtaining. regime.
-
Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem.
-
Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, sistem.
-
Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü.
-
System sistem.
-
System.
-
System
-
System
-
Système
-
Birden fazla partinin katılımı ile yaşanan siyasi hayat.
-
Multiparty.
-
Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
Örnek:
Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
-
Aşırı bir biçimde
Örnek:
Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
-
Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.
-
Bir partiden olan (kimse)
Örnek:
Partililer bulduklarını alıp götürmüşler. R. H. Karay
-
Party follower. party member. party man.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|