Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çizgi altı işlemler nedir, çizgi altı işlemler ne demek, çizgi altı işlemlerin anlamı, ingilizcesi (çizgi altı işlemler nnd)

çizgi altı işlemler nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çizgi altı işlemler

  1. Ödemeler bilânçosunda çizgi üstü işlemlerdeki açık veya fazlayı kapamaya yönelik gedik kapatan işlemler. krş. resmi rezervler hesabı, denkleştirici işlemler, çizgi üstü işlemler
  2. (en) Below the line transactions, gap filling transactions

çizgi (nedir ne demek)

  1. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril
    Örnek: Bu kâğıda üç çizgi çekti. Ö. Seyfettin
  2. Yüz ve vücut hatlarının her biri
    Örnek: Gözlerinin rengi, yüzünün çizgileri, boyu bosu bile değişmiyordu. O. Rifat
  3. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim.
  4. Temel
    Örnek: Ben hayatımı yeniden ve bambaşka çizgiler üzerinde kuracağım. A. İlhan
  5. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır.
  6. Bk. satır
  7. Bk. damar
  8. (en) Line. stripe. scratch. mark. drawing. bar. furrow. grain. groove. score. stria. wale. wheal.
  9. (en) Furrow. line. mark. score. streak. stripe. stroke.
  10. (en) Dash. line. ruling. score. streak. stripe. scratch. scar. furrow. stave. ridge. marking gauge. marking awl. bar. asymptote. hack. figure. drill. drawing. linear. reglet. drawing point. scribe block. scribe compass. scribe awl. cutting rule. scriber. strok.
  11. (en) Line
  12. (en) Ruling
  13. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (Genellikle kireçli su ile çizilir.)

satır (nedir ne demek)

  1. Bir sayfa üzerinde alt alta ve yan yana gelen kelimelerden oluşan dizi
    Örnek: Yazılardan bıkmışım artık tek satır okumayayım. H. Taner
  2. Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan ağır ve enli bir tür bıçak.
  3. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi.
  4. (en) Line, scanning line
  5. (en) Line. chopper. chopping knife. cleaver.
  6. (en) Chopper. cleave. line.
  7. (al) Zeile, Abtastzeile, Bildzeile

altı (nedir ne demek)

  1. Beşten sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
  3. Beşten bir artık.
  4. (en) Six. six. hexa-. sex-. under.
  5. (en) Six.

alt   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı
    Örnek: Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor. Z. O. Saba
  2. Bir nesnenin tabanı
    Örnek: Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı. O. C. Kaygılı
  3. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
  4. Bir şeyin yere yakın bölümü.
  5. Kelimesi ... altında biçiminde kullanıldığında "bir şeyin etkisinde" anlamını verir
    Örnek: Çoluk çocuk akşama kadar güneşin altında anaforculuğun cezasını çektiler. A. Gündüz
  6. Yanan ocağın alevi
    Örnek: Fokurdamaya başlayan çaydanlığın altını kapadı. H. Taner
  7. Sınıflamalarda ikinci derecede olan.
  8. Birkaç şeyden aşağıda olan
    Örnek: Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş. H. Taner
  9. Alt kelimesi ... altında biçiminde kullanıldığında "bir şeyin etkisinde" anlamını verir
  10. (en) Under. inferior. lower. nether. infra. subaltern. subordinate. lower. buttom. underneath. underside. base. lower part. bottom. infra-. sub-.
  11. (en) Bottom. foot. humble. inferior. lower. nether. subordinate. underneath. underside.
  12. (en) The higher part of the scale.
  13. (en) See Alto.
  14. (en) Bottom. child. buttocks. rump. the lower part. inferior. nether. sub. subaltern. subordinate.
  15. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Keyboard Input.
  16. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Alt.
  17. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Kinds of User Input. alternate. the Alternative key on a keyboard.
  18. (en) Refers to a key on the two ends of the spacebar on the keyboard ALT keys are used for keyboard short cuts.
  19. (en) Alanine aminotransferase - a protein which, when found in elevated quantities, generally indiciates liver damage Genotype: Different genotypes of the one virus are similar enough to be regarded as the same type but have some minor differences in their RNA composition These differences may mean the virus reacts differently to our immune response or to drug treatments and natural therapies.
  20. (en) Altitude or Altimeter or Alternate.
  21. (en) Alternative Service Providers.
  22. (en) Type of newsgroup that discusses alternative-type topics The alt groups are not official newsgroups, but lots of people read them anyway.
  23. (en) Automated Loop Test System The operations system that provides a single comprehensive automated test system for testing international customer POTS lines.
  24. (en) The [ALT] key on the keyboard is used in conjunction with other keys and mouse actions to perform various commands and functions.
  25. (en) The ALTernate key on the keyboard, used to access alternate characters or modify mouse actions You can move a polygon after selecting it, for example, by holding down the Left Mouse Button and the ALT key simultaneously.
  26. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Kinds of User Input.
  27. (en) Alternative Text, displayed in place of an image during download and by none graphical browsers to decribe the image This is a required attribute for all images.
  28. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See User Input.
  29. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- Alt.
  30. (en) Alanine aminotransferase, a protein which, when found in the blood in elevated quantities, generally indicates liver dysfunction.
  31. (en) Alternate.
  32. (en) An alternative label Used in an HTML tag for the benefit of people using nongraphical browsers, or for people using a browser with graphics turned off.
  33. (en) A special key on most computer keyboards that allows users to access alternate features and keyboard 'hotkeys' Alt is almost always used in conjunction with another key, such as 'F4' or 'Ctrl'.
  34. (en) Alt stands for Alternative, one of the categories of Usenet newsgroups.
  35. (en) Alanine aminotransferase - a liver enzyme The ALT test determines the level of this enzyme in the blood Blood donors who show a high level of ALT may be at increased risk of transmitting Hepatitis.
  36. (en) A USENET category used for newsgroups on alternative topics. angular distance above the horizon.
  37. (en) Ancient , anciently , antiquarian , auld , old , oldly.
  38. Alt, en ince ses portesinin üstünde bulunan nota veya ses (Müzik)

işlem (nedir ne demek)

  1. Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele.
  2. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.
  3. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
  4. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.
  5. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi.
  6. 1- Bir ya da birçok kümenin öğelerinden yeni bir kümenin bir öğesini türetme. 2- Sayılar ya da simgeler üzerinde yapılan toplama, çıkarma, üstiki, kökiki (karekök), gibi uzbilimsel uygulamalar.
  7. (en) Banking. procedure. operation. transaction. process. proceeding. processing. treatment.
  8. (en) Proceeding. process. sum. transaction. operation. treatment.
  9. (en) Transaction. operation. processing. process. procedure. act. bargain. commission. even deal.
  10. (en) Bargain
  11. (en) Operation
  12. (al) Operation, Betrieb
  13. (fr) Opération

ödeme (nedir ne demek)

  1. Ödemek işi, tediye.
  2. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması.
  3. Borçlunun vermesi gereken şeyi vermesi, tanık ya da bilirkişinin andiçmesi.
  4. (en) Payment. pay. payoff. disbursement. settlement. redemption. clearance. conciliation. discharge. inpayment. redress. remuneration. rendering. repayment. satisfaction.
  5. (en) Consideration. pay. payment. payoff. redemption. satisfaction. settlement.
  6. (en) Acquittance. payment. allotment. disbursing. discharge. liquidation. pay. paying. paying in. paying out. payout. refund. settlement.
  7. (en) Edemata , oedemata.
  8. (en) Performance
  9. (en) Payment, redemption, discharge
  10. (en) Atonement
  11. (fr) Exécution

açık (nedir ne demek)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. Boş.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. 1. Gelirin gideri karşılamaması durumu. 2. bk. gedik
  10. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  11. Bk. açılma
  12. (en) Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
  13. (en) Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
  14. (en) On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
  15. (en) Deficit

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük