|
çivi çakmak
-
Drive the nail
-
İki şeyi birbirine tutturmak için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh.
-
Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.
-
Nail. crampon. crampoon. cotter. gib. wedge.
-
Nail.
-
Nail. peg. pin. knob. stud. bolt. cleat. holdfast. joggle. spake. tap bolt. gad. dowel. swivel. fulcrum. key. broach. pivot. pintle. wedge.
-
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
Örnek:
Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı. B. Felek
-
Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti.
-
Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni.
-
Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı.
-
Vurarak sokup yerleştirmek.
-
Çivi ile tutturmak
-
Kazık çakıp hayvan bağlamak.
-
Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak.
-
Parıldamak, ışık vermek
Örnek:
Bütün gözler çakar şimşekler gibi parlıyordu. A. Ş. Hisar
-
Saplamak
Örnek:
Bir tanesi altısına yeterken, ben altı kurşunu bir tanesine çakıverdim. A. Gündüz
-
Sezinlemek, anlamak, farkına varmak
Örnek:
Vallahi çaktı mı çakmadı mı anlayamadım. Parasını aldı, tüydü. S. F. Abasıyanık
-
İçki içmek.
-
Çevrime sokulduğunda kızarak bir direnç oluşturan, sigara yakıcı.
-
Lighter. gaslighter. drive in. drive. hammer. stick. understand. be aware of. beetle. cotton on to. flash. flunk. ground. land. pitch. ram. root. rumble. strike. tack. tack down. twig.
-
Belt. clout. drive. hammer. lighter. nail. savvy. strike. tack. tumble.
-
To nail on. to drive sth in with blows. to hit. to strike to strike. to light. to know sth about. to comprehend. to flash. to fail. to fail. pocket lighter. cotton on. to fail i.
-
Be ploughed, be plowed
-
Spin
-
Cigarette lighter
-
Zigarreranzünder
-
Allume-Cigare
-
Araba kullanmak, sürmek, önüne katmak, gütmek, saplamak, çakmak, hareket ettirmek, sokmak, zorlamak, kovalamak, çalıştırmak, kullanmak, acele etmek
Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EPAREN in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
-
(Drove,
-
Araba kullanmak
-
Araba ile götürmek
-
Gütmek
-
Kaçırmak, kovmak
-
Tazyik etmek, sıkmak, mecbur etmek, zorlamak
-
Fazla çalıştırmak
-
Şiddetle tahrik etmek
-
Acele ettirmek
-
Sürüklenmek
-
Hızlı gitmek
-
(Topa) (topa) hızlı vurmak
-
Araba ile gitmek: at ile atılmak, meramı olmak, demek istemek, kastetmek, gayret etmek
-
Sürme, sürüş
-
Araba gezintisi
-
Araba yolu
-
Hücum etme
-
İtki
-
Hayvanları toplayıp gütme
-
Kuvvet nakli, işletme tarzı
-
Hamle
-
Enerji, kuvvet, gayret
-
Döndürme mekanizması
Warning: eregi_replace() [function.eregi-replace]: REG_EPAREN in /var/www/nedir/inc-fonksiyonlar.php on line 927
-
(Eski
-
Ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel)
-
Belirli durumlarda isimden önce kullanılır: The mail hasn´t come yet. Posta henüz gelmedi. Where´s the school? Okul nerede? Which of you´s the boss? Hanginiz patron? The more I get to know them the better I like them. Onları tanıdıkça daha çok seviyorum.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|