|
çini mozaik
-
(Süsleme) (Süsleme) Taş yerine çini kullanarak yapılan mozaik a. bk. çini, çini toprağı, mozaik.
-
Faïence mosaic
-
Kundaklatmak.
-
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan, bir yüzü sırlı ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans
Örnek:
Bizi sarar bir sülüs yazı görsek duvarda / Bize heyecan verir bir parça yeşil çini. F. N. Çamlıbel
-
Sırlı ve süslü, pişmiş balçıktan yapılmış olan
Örnek:
Çini sobayı gürültü etmemeye çalışarak yakardı. R. H. Karay
-
Ceramic. china. encaustic tile. tile. china. faience.
-
China. porcelain. tile.
-
Tile. glazed tile. ceramics. ceramic tile. flag. glost. china tiling. china. dutch / glazed tile. wall tile.
-
Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılan resim ve bezeme işi.
-
Bu iş için kullanılan mermer parçaları.
-
Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılan kakaolu pasta.
-
İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası.
-
Bu sıvayla yapılan (döşeme, merdiven vb.).
-
Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu
Örnek:
Adları bize kadar gelenlerin bünyelerine dikkat edilirse gerçekten acayip bir mozaik elde edilir. A. H. Tanpınar
-
Görüntünün, üzerine düşürüldüğü ve tarandığı, bir yüzü gümüşlü, görüntüyü alan öbür yüzü ışıkgözü gibi çalışan sayısız maden parçacıklarından oluşmuş ince mika.
-
Virüslerin yol açtığı yaprakların üzerinde benek şeklinde lekelerin oluştuğu bir bitki hastalığı.
-
Mosaic (electrode), light-sensitive mosaic
-
Mosaic. mosaic. inlay.
-
Mosaic. mosaic disease.
-
Mosaic. granolith. inlaid. granolithic.
-
Mosaic
-
Mosaik(-Elektrode) Mosaik(-Elektrode)
-
Mosaïque (photoélectrique, photosensible)
-
Mosaïque
-
Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde.
-
Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş.
-
Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme
Örnek:
Ertesi günü kaldırıp Karacaahmet'e gömdüler, bir taş diken olmadı. M. Ş. Esendal
-
Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme
-
Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher.
-
Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri.
-
Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde.
-
Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça.
-
Bkz. kayaç.
-
Stone. lapidary. stone. rock. flint. allusion. concretion. dig. gem. gibe. hit. innuendo. jeer. jibe.
-
Masonry. scale. stone.
-
Rock. stone. stone. gem. playing piece. dig. barbed allusion. stone. calculus. made of stone.
-
Piece
-
Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere
Örnek:
Bana haftalık yerine gündelik ver. R. N. Güntekin
-
Başkasının adına
Örnek:
Nitekim o gün eksiltmeye kendi yerine onu yollamıştı. H. Taner
-
İnstead. instead of. in lieu. in lieu of. in place of. vice.
-
For. instead of. in place of. in sb's/sth's stead. in lie. instead.
-
Before. for. in lieu of. instead. pro.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|