|
çift dişliler
-
Omurgalılardan, üst çenedeki bir çift kemirmeye yarayan kesici dişin arasında bir çift daha küçük dişleri bulunan kemiriciler takımının bir alt takımı.
-
Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımından, üst çenedeki bir çift kemirmeye yarayan kesici dişin arasında bir çift daha küçük dişler bulunan, kesici dişleri mine ile örtülü bir alt takım.
-
Duplicidentes
-
Duplicidentés
-
Duplicidentata, duplicis: çift; dentatus: dişli
-
Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).
-
Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş
Örnek:
Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay
-
Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.
-
Küçük maşa veya cımbız.
-
Osmanlılarda en az birçiftlik genişliğindeki toprağı ekip biçen köylüden yılda bir kez alınan bir toprak vergisi.
-
Even. dual. double. duplicate. binary. twin. duple. conjugate. dyad. geminate. double. couple. pair. double. brace. yoke. duet. amphi-. bi-. ambi-. dipl-. diplo.
-
Binary. couple. double. dual. duplicate. pair. twin.
-
Double. dual. even. binary. couple. pair. duplicate. even number. multiple. twofold. doublet. yoke. plowland. tandem. dublex. coupled. dyad. brace. doubly. twain. two. twosome.
-
Even
-
Dişleri olan.
-
Dişleri olan çark.
-
Kaya balığı.
-
Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç.
-
Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen güçlü (kimse)
Örnek:
Tekel Bakanı gibi dişli, partinin ön sıralarında yeri olan bir bakanın kendi söyleyeceklerini önemsemeyeceğini bilirler. N. Cumalı
-
Toothed. denticulated. dentate. indented. cogged. jagged. notched. formidable. hustling. gear. cogwheel. gearwheel. wheel. dontic.
-
Cogwheel. gear. toothed. cogged. geared. serrated. jagged. formidable. influential.
-
Geared. jagged. toothed. serrated. notched. gear. gear wheel. jaggy. serratiform. grainy. gritty. escaloped. sprocket. influential.
-
Kesme işini yapan kimse.
-
Kasaplık hayvanları kesen kimse.
-
Kesme işinde kullanılan araç.
-
Yeğinliği güvenlik sınırını aşacak ölçüde yükselince çevrimdeki akımı kesen akımmıknatıssal ya da ısıl aygıt.
-
Yeğinliği güvenlik sınırını aşacak ölçüde yükselince çevrimdeki akımı kesen akımmıknatıssal ya da ısıl aygıt.
-
Filmin kurgusuna hazırlık olarak kesim işini yapan, kaba kurguyu hazırlayan kimse. Kurgucunun yardımcısı.
-
Dağıtım dingili yardımı ile birincil ateşleme çevrimini keserek, ateşleme sargısında çekimsel alanın birden değişmesine neden olan çevirgeç.
-
Editor, (ABD) cutter, assistant editor (film editor), joiner, splicing girl, negative cutter, neg cutter (a.)
-
Cutter. cutting. incisive. slaughterman.
-
Cutting. incisory. sharp. cutter. clipper.
-
Cutout
-
Contact breaker, interruptor
-
Cutterasistent, Kleber(-in), Filmkleber(-in), Schnitter(-in)
-
Unterbrecher
-
Ausschalter
-
Asistant monteur, monteur-adjoint, aide-monteur(-euse)
-
Coupe-Circuit
-
İnterrupteur
-
İn the midst of. mid. inter-. between. among. amongst. amid. amidst. betwixt. 'tween.
-
Amid. among. between.
-
Amid. among. between. betwixt. in between. in the midst of.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|