|
çift atış
-
Çıkış hakeminin, çıkışın yanlış olduğunu koşuculara bildirmek ve yarışı durdurmak için yaptığı iki el tabanca atışı.
-
Spor
-
Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).
-
Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş
Örnek:
Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay
-
Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.
-
Küçük maşa veya cımbız.
-
Osmanlılarda en az birçiftlik genişliğindeki toprağı ekip biçen köylüden yılda bir kez alınan bir toprak vergisi.
-
Even. dual. double. duplicate. binary. twin. duple. conjugate. dyad. geminate. double. couple. pair. double. brace. yoke. duet. amphi-. bi-. ambi-. dipl-. diplo.
-
Binary. couple. double. dual. duplicate. pair. twin.
-
Double. dual. even. binary. couple. pair. duplicate. even number. multiple. twofold. doublet. yoke. plowland. tandem. dublex. coupled. dyad. brace. doubly. twain. two. twosome.
-
Even
-
-
Atma işi veya biçimi.
-
Bir silahın mermisini amaca ulaştırmak için gereken iş ve bilgi.
-
Kalp veya nabzın vuruşu, çarpışı.
-
Shooting. beat. throw. firing. shooting. shot. burst. chuck. fling. gunshot. inning. innings. pistol shot. projection. put. shoot. shy.
-
Cast. fling. gunfire. gunshot. shoot. shot. shy. throw. throwing. beat.
-
Throwing. casting. discharging. swaggering. inventing. exaggeration. shooting. pitching. pulsation. pitch. round. shoot. shot. throw.
-
Çıkma işi veya biçimi
Örnek:
Çiğ patatesle patlıcanı düşününüz, sıcak külden çıkışına bakınız, ne leziz yemektir. R. H. Karay
-
Bir yerden çıkmak için kullanılan yer.
-
Yokuş.
-
Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması.
-
Mezuniyet, okul bitirme.
-
Belgesi.
-
Beklenilmeyen bir sırada yapılan sert konuşma.
-
Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti.
-
Çıkış belgesi.
-
Bir sinemada izleyicilerin salondan ve yapıdan çıkmalarını sağlayan kapı, geçit ve dış kapılar; özellikle salon kapıları.
-
Çıkış imi ileçıkış yerinden koşuya başlama. İki türü vardır: Kısa koşularda uygulanan alçakçıkış; uzun koşularda uygulanan yüksekçıkış.
-
Exit
-
Starting. exit. out. way out. outlet. outrun. check-out. rising. boom. start. up. ascent. egress. hit. issue. sortie.
-
Exit. rise. start. outlet. sally. sortie. the start. scolding.
-
Output. ascent. exit. issue. outflow. starting. sortie. sally. start. rise. up-grade. gradient. run. discharge. dismissal. outlet. outgoing. graduation. departure. uplift. mounting. increase. landing. drive. exhaust. emission. mill tail. dis.
-
Power output
-
Start
-
Abgang, Ausgang
-
Start
-
Sortie
-
Départ
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|