Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > çift ağız anahtarı nedir, çift ağız anahtarı ne demek, çift ağız anahtarıın anlamı, ingilizcesi (çift ağız anahtarı nnd)

çift ağız anahtarı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






çift ağız anahtarı

  1. Somunların sökülüp takılmasında kullanılan iki ağızlı, ayarlanabilir anahtar.
  2. (en) Spud wrench, monkey wrench

çift (nedir ne demek)

  1. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).
  2. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş
    Örnek: Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay
  3. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.
  4. Küçük maşa veya cımbız.
  5. Osmanlılarda en az birçiftlik genişliğindeki toprağı ekip biçen köylüden yılda bir kez alınan bir toprak vergisi.
  6. (en) Even. dual. double. duplicate. binary. twin. duple. conjugate. dyad. geminate. double. couple. pair. double. brace. yoke. duet. amphi-. bi-. ambi-. dipl-. diplo.
  7. (en) Binary. couple. double. dual. duplicate. pair. twin.
  8. (en) Double. dual. even. binary. couple. pair. duplicate. even number. multiple. twofold. doublet. yoke. plowland. tandem. dublex. coupled. dyad. brace. doubly. twain. two. twosome.
  9. (en) Even

ağız (nedir ne demek)

  1. Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
  2. Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü.
  3. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
    Örnek: Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı. H. R. Gürpınar
  4. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap.
  5. Koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık yanı.
  6. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
  7. Kesici aletlerin keskin tarafı
    Örnek: Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı. R. H. Karay
  8. Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği
    Örnek: Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu. S. F. Abasıyanık
  9. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü.
  10. Bir hayvanın besinini aldığı açıklık; dudaklar arasındaki açıklık.
  11. (en) Oral. jaws. mouth. opening. edge. cutting edge. brink. muzzle. dialect. accent. beak. chop. debouchment. embouchure. gob. jaw. keen edge. kisser. lip. orifice. outlet. potato trap. trap. vent. ventage.
  12. (en) Edge. gob. inlet. mouth. orifice. outlet. trap.
  13. (en) Mouth. opening. aperture. colostrum. entrance. cutting edge. blade. nozzle. embouchure. orifice. manhole. spout. outlet. estuary. talk. language. muzzle. lip. creek. accent. chop. chops. dialect. gob. inlet. jaw. mug. provincialism.
  14. (en) Mouth
  15. (fr) Bouche
  16. (la) Os:Ağız

anahtar (nedir ne demek)

  1. Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı.
  2. Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu.
  3. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol.
  4. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç.
  5. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak.
  6. Vesile, araç, vasıta
    Örnek: Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır. P. Safa
  7. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör.
  8. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret.
  9. Eski yapı almaçlarda, oluk seçimini yapmak için döndürülen parça.
  10. Bk. açkı
  11. Kilidi açıp kapayan madensel araç.
  12. Bk. anahtar
  13. (en) Tuner
  14. (en) Cipher. clew. clue. cotter. key.
  15. (en) Clef. key. clue. code. wrench. spanner. switch.
  16. (en) Key. switch. electric switch. clef. chatelaine. clue. cock n.
  17. (en) Key
  18. (al) Abstimmskala, Abstimmvariometer
  19. (al) Schlüssel
  20. (fr) Commutateur
  21. (fr) Clef, clé

açkı (nedir ne demek)

  1. Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah.
  2. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
  3. Anahtar ve her türlü açma aracı.
  4. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç.
  5. (en) Polish. glaze. opener. a device for opening things. key.
  6. (en) Key
  7. (al) Schlüssel
  8. (fr) Clef

iki (nedir ne demek)

  1. Birden sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
  3. Birden bir artık
    Örnek: Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
  4. (en) Two. dual. dyad. twain. two. couple. brace. amphi-. two-. bi-. duo-. ambi-.
  5. (en) Both. double. either. two.
  6. (en) Two. dyad. double double. twin double.
  7. (en) Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
  8. (en) Breath The physical act of respiration Also will power.

ağızlı (nedir ne demek)

  1. Ağzı herhangi bir biçimde olan.
  2. (en) Mouthed

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük