|
çift ağız anahtarı
-
Somunların sökülüp takılmasında kullanılan iki ağızlı, ayarlanabilir anahtar.
-
Spud wrench, monkey wrench
-
Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).
-
Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş
Örnek:
Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay
-
Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.
-
Küçük maşa veya cımbız.
-
Osmanlılarda en az birçiftlik genişliğindeki toprağı ekip biçen köylüden yılda bir kez alınan bir toprak vergisi.
-
Even. dual. double. duplicate. binary. twin. duple. conjugate. dyad. geminate. double. couple. pair. double. brace. yoke. duet. amphi-. bi-. ambi-. dipl-. diplo.
-
Binary. couple. double. dual. duplicate. pair. twin.
-
Double. dual. even. binary. couple. pair. duplicate. even number. multiple. twofold. doublet. yoke. plowland. tandem. dublex. coupled. dyad. brace. doubly. twain. two. twosome.
-
Even
-
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye ve besinleri içine almaya yarayan boşluk.
-
Bu boşluğun dudakları çevrelediği bölümü.
-
Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı
Örnek:
Ağızları kopmuş bir çay takımının arasına gizlenmiş, koyu renkli bir cildi oradan alarak bana uzattı. H. R. Gürpınar
-
Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap.
-
Koy, körfez, liman, yol vb. yerlerin açık yanı.
-
Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak.
-
Kesici aletlerin keskin tarafı
Örnek:
Çelik ağızlı, küçük gül makasını kâğıdından çıkardı. R. H. Karay
-
Bir dilin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre değişen söyleyiş özelliği
Örnek:
Anlaşılmaz, garip köylü ağızlarıyla konuşuluyordu. S. F. Abasıyanık
-
Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü.
-
Bir hayvanın besinini aldığı açıklık; dudaklar arasındaki açıklık.
-
Oral. jaws. mouth. opening. edge. cutting edge. brink. muzzle. dialect. accent. beak. chop. debouchment. embouchure. gob. jaw. keen edge. kisser. lip. orifice. outlet. potato trap. trap. vent. ventage.
-
Edge. gob. inlet. mouth. orifice. outlet. trap.
-
Mouth. opening. aperture. colostrum. entrance. cutting edge. blade. nozzle. embouchure. orifice. manhole. spout. outlet. estuary. talk. language. muzzle. lip. creek. accent. chop. chops. dialect. gob. inlet. jaw. mug. provincialism.
-
Mouth
-
Bouche
-
Os:Ağız
-
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı.
-
Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu.
-
Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol.
-
Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç.
-
Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak.
-
Vesile, araç, vasıta
Örnek:
Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır. P. Safa
-
İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör.
-
Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret.
-
Eski yapı almaçlarda, oluk seçimini yapmak için döndürülen parça.
-
Bk. açkı
-
Kilidi açıp kapayan madensel araç.
-
Bk. anahtar
-
Tuner
-
Cipher. clew. clue. cotter. key.
-
Clef. key. clue. code. wrench. spanner. switch.
-
Key. switch. electric switch. clef. chatelaine. clue. cock n.
-
Key
-
Abstimmskala, Abstimmvariometer
-
Schlüssel
-
Commutateur
-
Clef, clé
-
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah.
-
Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
-
Anahtar ve her türlü açma aracı.
-
Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç.
-
Polish. glaze. opener. a device for opening things. key.
-
Key
-
Schlüssel
-
Clef
-
Birden sonra gelen sayının adı.
-
Bu sayıyı gösteren 2, II rakamlarının adı.
-
Birden bir artık
Örnek:
Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı. H. Taner
-
Two. dual. dyad. twain. two. couple. brace. amphi-. two-. bi-. duo-. ambi-.
-
Both. double. either. two.
-
Two. dyad. double double. twin double.
-
Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing.
-
Breath The physical act of respiration Also will power.
-
Ağzı herhangi bir biçimde olan.
-
Mouthed
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|