NND Sözlük

Ana Sayfa > çift boy resim nedir, çift boy resim ne demek (çift boy resim nnd)

çift boy resim nedir, çift boy resim ne demek?

çift boy resim

  1. 35 mm'lik filmdeki bir resmin, olağan dört deliklik yer yerine sekiz deliklik yer kaplamasından oluşan durum; bu çeşit filmler, alıcı penceresinin önünden uzunlamasına değil yanlamasına geçer.
  2. (en) Double frame.
  3. (al) Doppelbild
  4. (fr) Double image

çift (nedir ne demek)

  1. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler).
  2. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş
    Örnek: Kocası İtalyan, karısı Sırbistanlı olan bu çift ile araları pek iyi idi, ailece de görüşüyorlardı. R. H. Karay
  3. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan.
  4. Küçük maşa veya cımbız.
  5. Osmanlılarda en az birçiftlik genişliğindeki toprağı ekip biçen köylüden yılda bir kez alınan bir toprak vergisi.
  6. (en) Even.
  7. (en) Dual.
  8. (en) Double.
  9. (en) Duplicate.
  10. (en) Binary.
  11. (en) Twin.
  12. (en) Duple.
  13. (en) Conjugate.
  14. (en) Dyad.
  15. (en) Geminate.
  16. (en) Couple.
  17. (en) Pair.
  18. (en) Brace.
  19. (en) Yoke.
  20. (en) Duet.
  21. (en) Amphi-.
  22. (en) Ambi-.
  23. (en) Dipl-.
  24. (en) Diplo.
  25. (en) Even number.
  26. (en) Multiple.
  27. (en) Twofold.
  28. (en) Doublet.
  29. (en) Plowland.
  30. (en) Tandem.
  31. (en) Dublex.
  32. (en) Coupled.
  33. (en) Doubly.
  34. (en) Twain.
  35. (en) Twosome.

boy   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
    Örnek: Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
  2. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  3. Uzunluk.
  4. Yol, ırmak, deniz kıyısı
    Örnek: Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
  5. Kumaş için ölçü.
  6. Uzaklık
    Örnek: Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
  7. Destan
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  8. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
    Örnek: Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
  9. Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
  10. Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
  11. Bir aşiretin kollarından her biri.
  12. Bk. yükseklik
  13. (en) Stature.
  14. (en) Male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
  15. (en) To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
  16. (en) Size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format,.
  17. (en) Screen size, size of the picture screen.
  18. (en) Clan.
  19. (en) Extent.
  20. (en) Figure.
  21. (en) Length.
  22. (en) Size.
  23. (en) Tribe.
  24. (en) In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race.
  25. (en) Offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
  26. (en) Height.
  27. (en) Edge.
  28. (en) Bank.
  29. (en) Magnitude.
  30. (al) Format, Filmformat, Kinoformat,
  31. (al) Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
  32. Erkek çocuk, oğlan
  33. Delikanlı
  34. Aşağ
  35. Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli

yükseklik (nedir ne demek)

  1. Yüksek olma durumu.
  2. Yükselti, irtifa.
  3. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık.
  4. Almaçtaki resmin düşey uzunluğu.
  5. Bk. diklik
  6. (en) Height (of image), vertical size, image height, picture height, frame height.
  7. (en) Altitude.
  8. (en) Eminence.
  9. (en) Headroom.
  10. (en) Gradient.
  11. (en) Elevation.
  12. (en) Extent.
  13. (en) Height.
  14. (en) Highness.
  15. (en) Loftiness.
  16. (en) Rise.
  17. (en) Steepness.
  18. (en) Swell.
  19. (en) Acro-.
  20. (en) High ground.
  21. (en) Levelling up.
  22. (al) Bildhöhe

resim (nedir ne demek)

  1. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri
    Örnek: Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı. T. Buğra
  2. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat
  3. Fotoğraf
  4. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç
  5. Tören.
  6. Bir canlıresim için çizilenresimlerin her biri. TV
  7. Almaç görüntülüğünde, görüntülüğün üst satırdan alt satıra değin taranması sonunda oluşan görüntü
  8. İzleyicinin almaç görüntülüğünde gördüğü, izlediği görüntünün en ufak birimi.
  9. Bk. görüntü
  10. Film üzerinde çerçeve içinde yer alan fotoğraflardan her biri
  11. Öğrencilere gözlem, izlenim ve imgelemleri ile duygu ve tasarımlarınıresimle anlatabilme bilgi, beceri ve yetisini kazandırmak; sanat yapıtlarını değerlendirmek için gerekli ölçüleri kavramaları konusunda onlara yardımcı olmak; boş zamanlarını yararlı biçimde geçirmelerini sağlayacak güzel bir uğraşı alanını sevdirmek amacıyla türlü okul programlarında yer alan ders.
  12. (en) Picture, frame, image, photographie image, film image, single frame,.
  13. (en) Cartoon, drawing, 3-.
  14. (en) Television picture (image).
  15. (en) Picture.
  16. (en) Pictorial.
  17. (en) Figure.
  18. (en) Drawing.
  19. (en) Painting.
  20. (en) Photo.
  21. (en) İmage.
  22. (en) İllustration.
  23. (en) Tableau.
  24. (en) Tablature.
  25. (en) Dues.
  26. (en) Effigy.
  27. (en) Likeness.
  28. (en) Pattern.
  29. (en) Valentine.
  30. (en) Photograph.
  31. (en) Design.
  32. (en) Photo fotoğraf.
  33. (en) Toll.
  34. (en) Duty.
  35. (en) Fresco.
  36. (en) Mosaic.
  37. (en) Print.
  38. (en) Art of drawing or painting pictures.
  39. (en) İmpost.
  40. (en) Ceremony.
  41. (en) Plan.
  42. (en) Chart.
  43. (en) Drafting.
  44. (en) Plotting.
  45. (en) Draught.
  46. (en) Graphic.
  47. (en) Plate.
  48. (en) Aspect.
  49. (en) Device.
  50. (en) Levy.
  51. (en) Rate.
  52. (en) Charge.
  53. (en) Excise.
  54. (al) Bild, Filmbild, Einzelbild, Vollbild, Aufnahme,
  55. (al) Zeichnung, "Cartoon", 3-
  56. (al) Fernsehbild
  57. (fr) Photogramms, vue, cadre, image,
  58. (fr) Dessin, "cartoon",
  59. (fr) İmage de télévision

olağan (nedir ne demek)

  1. Sık sık olan, olagelen, doğal, tabii, olmadık karşıtı
    Örnek: Dilimizi doğru yazmak, doğru konuşmak olağan değil, ulusal bir görevdir. T. Buğra
  2. Alışılmış olan, normal
    Örnek: Mutluluğa, bolluğa alışmayacak, bunları olağan görmeyecek insan yoktur. H. E. Adıvar
  3. Beklenilen durumda bulunan,olağandışılığı bulunmayan.
  4. Beklenilen durumda bulunan,olağandışılığı bulunmayan.
  5. (en) Frequent.
  6. (en) Natural.
  7. (en) Simple.
  8. (en) Petty.
  9. (en) Run of the mill.
  10. (en) Regular.
  11. (en) Usual.
  12. (en) Ordinary.
  13. (en) Normal.
  14. (en) Common.
  15. (en) Everyday.
  16. (en) Commonplace.
  17. (en) Mediocre.
  18. (en) Mundane.
  19. (en) Run-Off-The-Mill.
  20. (al) Normal
  21. (fr) Normal

dört (nedir ne demek)

  1. Sayısının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 4, IV rakamlarının adı.
  3. Üçten bir artık.
  4. Dört sayısının adı.
  5. (en) Four.
  6. (en) Quadruple.
  7. (en) Quaternary.
  8. (en) Tetrad.
  9. (en) Quadr-.
  10. (en) Quadro-.
  11. (en) Quater-.
  12. (en) Tetra-.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.017